
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 408 , Yorum : 111
Hayır dileme, yapmak istediği bir şeyin kendisi hakkında hayırlı olup olmadığını anlamak için iki rekât namaz kılıp dua ederek rüyasında manevî bir işaret almak amacıyla uykuya yatma.
Bir iş yapılmak istenildiğinde istihâre yapmak menduptur. Hz. Peygamber, Ashab-ı kirama önemli işlerinde istihâreye başvurmalarını telkin buyurdu. Câbir (r.a)\"den şöyle dediği nakledilmiştir:
Akşam namazının sünnetinden sonra kılınan altı rekâtlık gayr-i müekked namaz. Evvâb, faal vezninde ism-i fâildir, günâhları terk ve hayırlı işler yapmak sûretiyle Allah\"a dönen demektir. Çoğulu Evvâbin\"dir. Evvâbin namazı, Allah\"a çok itaat edenlerin namazı demektir. Ashab-ı kirâmdan Zeyd b. Erkâm, kuşluk vakti birtakım insanların namaz kıldıklarını görmüş de;
Ashâb-ı kirâmın fakihlerinden biri. Sa\"d b. Mâlik b. Sinan b. Ubeyd, Adiyy b. Neccâr kabilesindendir. Babası, Medine\"de İslâm\"ın tebliği başladığında müslüman olmuş, Ebû Said müslüman bir ailede dünyaya gelmiştir.
Ebû Said el-Hudrî, Rasûlullah\"ın hadislerinden binden fazla rivayet eden Ebû Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik, Ümmü\"l-Mü\"minin Âişe, Abdullah b. Abbâs, Cabir b. Abdillah el-Ensârı, ile birlikte Muksirun adı verilen sahâbelerden biridir. Bu yedi sahâbî, onaltıbinden fazla hadis rivâyet etmiştir. Ebû Saîd el-Hudrî bin yüz yetmiş hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan kırküç tanesi Buhâri ve Müslim\"de yirmi altısı yalnız Buhâri\"de, elliikisi yalnız Müslim\"de, diğerleri öteki hadis kitaplarında bulunmaktadır (Ahmed Naim, Sahîh-i Buhârî Muhtasarı, Tecrid-i Sarih Tercüme ve Şerhi, I, 26 Mukaddime).
Çok hadis rivâyet eden meşhur sahâbî.
Adı, Abdurrahman b. Sahr; künyesi, Ebû Hureyre\"dir. Câhiliye döneminde ismi Abdüşşems idi. Hz. Peygamber onu, Abdurrahman (bazı rivâyetlere göre Abdullah, hattâ başka isimler de ileri sürülmektedir) diye adlandırdı (el-Hâkim en-Nisâbûrî, el-Müstedrek, Beyrut, t.y, III, 507). Ne sebeple Ebû Hureyre diye künye edindiğini kendisi şöyle açıklamıştır: "Bir kedi bulmuştum, onu elbisemin yeninde taşırdım; bundan dolayı Ebû Hureyre (kedicik babası) künyesiyle çağrılır oldum (ez-Zehebî, Tezkiretü\"l-Huffâz, Haydarâbâd 1376/1956, I, 32). Hayber gazvesi sıralarında Yemen\"den Medine\"ye gelip müslüman olmuştur (H. 7/M. 629) (ez-Zehebî, a.g.e., aynı yer). O tarihten itibaren Hz. Peygamber\"in vefâtına kadar ondan ayrılmayan bir sahâbîsi olmuş, kendisini onun hizmetine adamıştır. Hizmet süresi yaklaşık dört yılı buluyordu (İbn Kesir, el-Bidâye ve\"n Nihâye, Beyrut 1966, VIII, 108,113).
Rasûlullah (s.a.s)\"in, Kur\"ân, fıkıh ve hadis ilimlerinde önde gelen ashâbından biri. Asıl adı Uveymir\"dir. Hazrec kabilesine mensuptur. Hicrî ikinci yılda müslüman oldu. Vâkıdî\"nin naklettiğine göre, Ebû\"d-Derdâ ailesi içinde en son müslüman olandır. Onun örtüyle örttüğü bir putu vardı. Kendisini İslâm\"a dâvet eden dostu İbn Revâha bir gün putunu o evde yokken parçaladı ve gitti. Ebû\"d-Derdâ eve gelince önce çok kızmış, sonra şöyle demiştir: "Eğer putta bir hüner olsaydı, kendini koruyabilecekti. " Ve sonra Peygamber efendimize giderek müslüman oldu (Hâkim, el-Müstedrek, III, 336).
Ashâbın ileri gelen fâkihlerinden ve aynı zamanda Abâdile*den olan sahâbi. Ebu Muhammed veya Ebu Abdurrahman künyesiyle tanınan Abdullah, Amr b. As\"ın oğlu idi. Annesi de Râita (Reyta) binti Münebbih\"tir. Abdullah, babası Amr b. el-As\"dan önce müslüman oldu ve onunla birlikte Hicri yedinci yılda Medîne\"ye hicret etti.
İlk müslümanlardan, muhaddis,* fakîh ve müfessir* sahâbî.
Adı Abdullah, künyesi Abdurrahman\"dır. Babası Mes\"ud, annesinin adı Ümm-i Abd\"dir. Babası hakkında fazla bir bilgi yoktur. Onun, Zühreoğullarından Abd b. Hâris\"in müttefiki olduğu bilinmektedir.
İkinci halife Hz. Ömer (r.a.)\"in oğlu ve mü\"minlerin annesi Hz. Hafsa\"nın ana-baba bir kardeşi, fâkih ve muhaddis sahâbî. Ebû Abdurrahman künyesi ile tanınan Abdullah\"ın annesi Zeynep bnt. Maz\"un el-Cümeyhî\"dir
Bir nebî veya velî olduğu ihtilâflı; ancak çoğunluğun tercihine göre hakim bir şahsiyet.
Kur\"ân-ı Kerîm\"de Lokman adı iki yerde geçer (Lokman, 31/12,13). Kelime, ayni zamanda Mekkî bir surenin adidir. Bu sûrenin nüzul sebebi Kureyşlilerin Lokman\"ı Hz. Peygamber (s.a.s)\"e sormalarıdır.
Hz. Mûsâ döneminde yaşamış ve peygamber olması kuvvetle muhtemel, hikmet ve ilim sahibi bir şahsiyet.
Kur\"ânı Kerîm\"de, Hızır (a.s.)\"in isminden açıkça bahsedilmez. Ancak Kehf Sûresi\"nin 60-82. âyetlerinde yer alan Hz. Mûsâ ile ilgili kıssadan "Katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul..." (18/65) diye sözü edilen şahsın Hızır (a.s.) olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bizzat Peygamber Efendimizden gelen sahîh hadislerde bu şahsın Hızır olduğu açıkça belirtilmiştir (bk. Buhârî, ilm 16, 44, Tefsîru\"l-Kur\"ân, Tefsîru Sûrati\"l-Kehf 2-4; Müslim, Fedâil 170-174).
Kur\"ân\"da adı gelen peygamberlerden biri. Soyu Dâvud (a.s)\"a dayanmaktadır. Kur\"ân\"da anılan duâlarından (Meryem, 16/6) anlaşıldığına göre, soyu daha sonra Yâkub (a.s)\"a varmaktadır (el-Kurtubî, Ahkâmu\"l-Kur\"ân, Kahire 1967, XI, 82; er-Razî, Mefâtihu\"l-Gayb, Mısır 1937, V, 769).
İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri rh.a., hac için yola çıkıp Medine\"ye ulaştığında karşılaştığı Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleriyle arasında şöyle bir konuşma geçer. Seyyid Muhammed Bâkır:
-Sen kendi aklınca kıyas yaparak, Peygamber dedemin dinini ve hadislerini değiştiriyorsun, der.
-Böyle bir şey yapmaktan Allah\"a sığınırım efendim. Lütfen oturunuz. Rasulullah\"a olduğu gibi benim size de hürmetim var, der İmam-ı Azam. Seyyid Muhammed Bâkır\"a yer gösterir. Her ikisi de yerini aldıktan sonra Ebu Hanife Hazretleri söze başlar:
Ruyacafe Script
kelebek forum
mychat