
HOÞGELDÝNÝZ , Toplam : 415 , Yorum : 128
Timur Hoca\"yý ava davet etmiþti. Fakat herkese en iyi atlar verildiði halde Hoca Merhuma ihtiyar ve bakýmsýz bir at verilmiþti. Daðda avlanýrlarken yaðmur tuttu. Avdakiler ýslanmamak için atlarýný kamçýlayýp ýslanmaktan kurtuldular. Hoca Merhumun bindiði at ise bir türlü yürümek bilmiyordu. O yapayalnýz kaldý
Hoca Merhumun hanýmý muziplik olsun diye birgün çorbayý ocaktan indirir indirmez sofraya kor ve Hoca\"ya buyur eder. Fakat unutarak evvela kaþýðý kendisi daldýrýr. Çorbanýn sýcaklýðý aðzýný fena halde yaktýðý için hanýmýn gözlerinden yaþlar akmaya baþlar. Hoca:
Hoca Merhum birgün pazardan bir eþek almýþ eve geliyordu. Hoca\"nýn dalgýn dalgýn eþeði çekip gitmekte olduðunu gören iki kafadardan biri sezdirmeden Hoca\"nýn arkasýndaki eþeðin baþýndan yularý çýkarýp kendi kafasýna geçirdi. Öbürü ise eþeði alýp gitti. Hoca Merhum hadiseden habersiz yoluna devam ediyor, ve arkasýndan eþeðin geldiðini sanýyordu.
Hoca merhum, birgün ýrmak kenarýnda dolaþýyormuþ. Karþýdan gelen birkaç kiþi görüp:
— Böyle sýraya dizilmiþ nereye gidiyorsunuz? diye sormuþ. Onlar:
Nasreddin hoca merhum, hayatýnýn sonlarýna doðru çoluk-çocuklarýna hep:
— Ben ölürsem cenazemi eski-virane bir kabre koyun, diye vasiyet eder, dururmuþ.
Hoca merhum, köyün imamý iken Ramazan ayý geldiðinde günleri þaþýrmamak için her gün çömleðe bir taþ atarmýþ. Hocanýn bir de küçük kýzý varmýþ. Bu çocuk babasýnýn her gün çömleðe taþ attýðýný görünce, kendisi de tutmuþ bir avuç taþý çömleðe doldurmuþ.
Hoca merhum, ömrünü va\"zetmekle geçirdiði cemaatýn git-gide bozulduðunu gördükçe çok üzülürmüþ. Bir gün yine va\"zetmek için kürsüye çýkýp:
— Ey cemaat benim ne söyleyeceðimi biliyor musunuz? demiþ. Camidekiler hep bir aðýzdan:
— Bilmiyoruz, demiþler.
Akþehir\"de adamýn birine bir mektup gelmiþti. Adam:
— Bunu okusa okusa hoca okur, diyerek Nasreddin Hoca\"ya getirdi.
Hoca merhum, baktý ki mektup Farsça:
— Ben okuyamayacaðým, bir okuyan bul, deyip mektubu geri verdi. Adamýn suratý asýlmýþtý:
Tembel, ev bark sahibi olmak gibi bir düþüncesi olmayan, nerde akþam orda sabah kabilinden, onun bunun evinde ömür tüketen bir adam varmýþ. Bu adam bir gece de hocanýn kapýsýný çalmýþ.
Hoca:
— Kim o?, diye sormuþ.
Hocaya bir gün kazan lâzým olmuþtu. Gitti komþusundan aldý, fakat verirken kazanla beraber bir de içinde küçük bir tencere verdi. Komþu kazaný alýrken:
— Hocam bu içindeki tencere ne oluyor? diye sordu. Hoca:
— Kazan doðurdu komþu, dedi.
Hoca merhum, bir gün Mollasý Ýmad\"la kurt avýna çýkar. Daðda gezerken bir kurt ini bulurlar ve Ýmad kurt yavrusu yakalamak için ine dalar. Hoca dýþarda maðaranýn aðzýnda beklemektedir. Biraz sonra ana kurt gelip ine girer. Ama, tam içeri girerken hoca, Ýmad\"ýn baþýna gelecekleri düþünüp kurdu kuyruðundan yakalar
Komþusu her zaman olduðu gibi, gene bir gün hocadan eþeði ister. Hoca vermek istemediðinden:
— Eþek evde olsaydý maalmemnuniye, ama, maalesef yok, der.
Hoca bir gece uyandý ki kapýnýn önünde birkaç kiþi toplanmýþ kavga ediyorlar.
Hoca:
— Hatun ýþýðý yak da bir bakalým bakayým neymiþ bunlarýn derdi? der.
Hocanýn bahçesine bir gün bir öküz girmiþti. Hoca sýrýðý kaptýðý gibi öküze hücum etti, ama öküz de kaçýp baþýný kurtardý. Fakat hoca bunu unutmamýþtý.
Dostlarýndan biri hocaya:
— Sizin hatun aklýný kaybetti, der.
Hoca, adama cevap bile vermeden baþlar derin derin düþünmeye...
a r a n a n l a r |
||||
**************************************
islami chat
islami çet
islami sohbet