Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 418 , Yorum : 170

<< İlk  << Geri  [2] / [5] İleri >> Son >>
 

Timur Hoca\"yı ava davet etmişti. Fakat herkese en iyi atlar verildiği halde Hoca Merhuma ihtiyar ve bakımsız bir at verilmişti. Dağda avlanırlarken yağmur tuttu. Avdakiler ıslanmamak için atlarını kamçılayıp ıslanmaktan kurtuldular. Hoca Merhumun bindiği at ise bir türlü yürümek bilmiyordu. O yapayalnız kaldı

Devamı >>

 

Hoca Merhumun hanımı muziplik olsun diye birgün çorbayı ocaktan indirir indirmez sofraya kor ve Hoca\"ya buyur eder. Fakat unutarak evvela kaşığı kendisi daldırır. Çorbanın sıcaklığı ağzını fena halde yaktığı için hanımın gözlerinden yaşlar akmaya başlar. Hoca:

Devamı >>

 

Hoca Merhum birgün pazardan bir eşek almış eve geliyordu. Hoca\"nın dalgın dalgın eşeği çekip gitmekte olduğunu gören iki kafadardan biri sezdirmeden Hoca\"nın arkasındaki eşeğin başından yuları çıkarıp kendi kafasına geçirdi. Öbürü ise eşeği alıp gitti. Hoca Merhum hadiseden habersiz yoluna devam ediyor, ve arkasından eşeğin geldiğini sanıyordu.

Devamı >>

 

Hoca merhum, birgün ırmak kenarında dolaşıyormuş. Karşıdan gelen birkaç kişi görüp:

— Böyle sıraya dizilmiş nereye gidiyorsunuz? diye sormuş. Onlar:

Devamı >>

 

Nasreddin hoca merhum, hayatının sonlarına doğru çoluk-çocuklarına hep:

— Ben ölürsem cenazemi eski-virane bir kabre koyun, diye vasiyet eder, dururmuş.

Devamı >>

 

Hoca merhum, köyün imamı iken Ramazan ayı geldiğinde günleri şaşırmamak için her gün çömleğe bir taş atarmış. Hocanın bir de küçük kızı varmış. Bu çocuk babasının her gün çömleğe taş attığını görünce, kendisi de tutmuş bir avuç taşı çömleğe doldurmuş.

Devamı >>

 

Hoca merhum, ömrünü va\"zetmekle geçirdiği cemaatın git-gide bozulduğunu gördükçe çok üzülürmüş. Bir gün yine va\"zetmek için kürsüye çıkıp:

— Ey cemaat benim ne söyleyeceğimi biliyor musunuz? demiş. Camidekiler hep bir ağızdan:

— Bilmiyoruz, demişler.

Devamı >>

 

Akşehir\"de adamın birine bir mektup gelmişti. Adam:

— Bunu okusa okusa hoca okur, diyerek Nasreddin Hoca\"ya getirdi.

Hoca merhum, baktı ki mektup Farsça:

— Ben okuyamayacağım, bir okuyan bul, deyip mektubu geri verdi. Adamın suratı asılmıştı:

Devamı >>

 

Tembel, ev bark sahibi olmak gibi bir düşüncesi olmayan, nerde akşam orda sabah kabilinden, onun bunun evinde ömür tüketen bir adam varmış. Bu adam bir gece de hocanın kapısını çalmış.

Hoca:

— Kim o?, diye sormuş.

Devamı >>

 

Hocaya bir gün kazan lâzım olmuştu. Gitti komşusundan aldı, fakat verirken kazanla beraber bir de içinde küçük bir tencere verdi. Komşu kazanı alırken:

— Hocam bu içindeki tencere ne oluyor? diye sordu. Hoca:

— Kazan doğurdu komşu, dedi.

Devamı >>

 

Hoca merhum, bir gün Mollası İmad\"la kurt avına çıkar. Dağda gezerken bir kurt ini bulurlar ve İmad kurt yavrusu yakalamak için ine dalar. Hoca dışarda mağaranın ağzında beklemektedir. Biraz sonra ana kurt gelip ine girer. Ama, tam içeri girerken hoca, İmad\"ın başına gelecekleri düşünüp kurdu kuyruğundan yakalar

Devamı >>

 

Komşusu her zaman olduğu gibi, gene bir gün hocadan eşeği ister. Hoca vermek istemediğinden:

— Eşek evde olsaydı maalmemnuniye, ama, maalesef yok, der.

Devamı >>

 

Hoca bir gece uyandı ki kapının önünde birkaç kişi toplanmış kavga ediyorlar.

Hoca:

— Hatun ışığı yak da bir bakalım bakayım neymiş bunların derdi? der.

Devamı >>

 

Hocanın bahçesine bir gün bir öküz girmişti. Hoca sırığı kaptığı gibi öküze hücum etti, ama öküz de kaçıp başını kurtardı. Fakat hoca bunu unutmamıştı.

Devamı >>

 

Dostlarından biri hocaya:

— Sizin hatun aklını kaybetti, der.

Hoca, adama cevap bile vermeden başlar derin derin düşünmeye...

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer