
HOÞGELDÝNÝZ , Toplam : 415 , Yorum : 131
Enes’i dinlemeye devam ediyoruz : “Yine bir gün arkadaþlarýmla birlikte oynarken, Peygamberimiz beni çaðýrmak için yanýmýza kadar geldi ve bizlere: “Allah’ýn selâmý üzerinize olsun çocuklar” dedi. Peygamberimizin bize deðer vererek büyükler gibi selamlamasý bizi çok sevindirmiþ ve çok hoþumuza gitmiþti.
Sevgili Peygamberimiz, Müslüman olsun-olmasýn, bütün çocuklara ilgi gösterirmiþ. O, Medine’de yaþayan bütün çocuklara hep þefkat ve merhametle davranýrmýþ. Bakýn, Hazreti Enes ne anlatýyor :
“Peygamberimize bazý zamanlarda hizmette bulunan bir Yahudi çocuk hastalanmýþtý. Birlikte, geçmiþ olsun dileðinde bulunmak için onu ziyarete gittik.
Sevgili çocuklar, Hazreti Enes’in bu kez acý bir hatýrasýný dinleyeceðiz kendisinden. Bakýn neler anlatýyor:
“Çocuklarýna karþý Hazreti Peygamber’den daha þefkatli olan hiç kimse görmedim. Oðlu Ýbrahim dünyaya geldiðinde, Peygamberimiz çok sevinmiþ ve kendisine bu müjdeyi getiren kiþiye büyük bir ödül vermiþti.
Ýbrahim’in doðum haberini de etrafýndakilere þöyle müjdelemiþti: “Bu akþam benim bir oðlum dünyaya geldi. Ona Peygamber babamýz Ýbrahim’in ismini verdim.”
Sevgili çocuklar, biliyor musunuz? Hazreti Enes, ayný zamanda iyi bir okçuymuþ… O, ok atmaya küçük yaþtan itibaren meraklýymýþ. Bu meraký sayesinde de kýsa sürede baþarýlý bir okçu oluvermiþ. Hatta sonraki yýllarda, okçuluk sanatýný yakýnlarýna da öðretmiþ. Ancak ne zaman bir yarýþma yapsalar, her defasýnda Hazreti Enes birinci olurmuþ.
Hazreti Enes bir gün sevgili Peygamberimizden, Kýyamet gününde, kendisine özel olarak þefaat etmesini istemiþ. O da þefaat edeceðine dair söz vermiþ. Ancak Hazreti Enes, þefaate nerede ihtiyaç duyacaðýný bilemiyormuþ …
Bunun üzerine: “Baþým nerede sýkýþýr ey Allah’ýn Resulü? Söyleseniz de sizi orada arasam, ”diye sormuþ. Peygamberimiz: “Beni ilk önce Sýrat’ta ara!” cevabýný vermiþ.
Biz yine Hazreti Enes’ten bahsetmeðe devam edelim. Bu kez sevgili Peygamberimizin ona vermiþ olduðu öðütleri, yapmýþ olduðu güzel tavsiyeleri aktaralým isterseniz. Enes diyor ki : “Bana Peygamberimizin ilk tavsiyesi þu oldu: “Sana sýr olarak verdiðim þeyleri kimseye açýklama! Güvenilir bir kiþi ol!”
Bundan dolayý, annem ve Peygamberimizin hanýmlarý, benden Peygamberimize ait gizli konularý sorduklarýnda, kesinlikle söylemezdim. Onun sýrrýný asla baþka kimseye de söylemedim. Peygamberimizin bana diðer tavsiyeleri þöyleydi:
Sevgili çocuklar, isterseniz biraz da Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin’den bahsedelim. Pekiyi, onlarýn kim olduðunu biliyor musunuz? Bir çoðunuzun “Peygamberimizin torunlarý” dediðini duyar gibiyim. Evet iyi bildiniz. Onlar sevgili Peygamberimizin kýymetli torunlarýydý… Gelin þimdi onlarla ilgili hatýralarý dinleyelim…
Sevgili çocuklar, Peygamber Efendimize en çok benzeyen kiþilerden biri de Hazreti Hasan’mýþ. O, Hazreti Ali ile Hazreti Fatýma’nýn ilk çocuklarýymýþ. Hasan, Hicret’ten üç yýl sonra dünyaya gelmiþ… Hüseyin ise bir yýl kadar sonra.. Gerek Hasan, gerekse Hüseyin, doðduklarý andan itibaren sevgili Peygamberimizin ilgisini ve sevgisini kazanmýþlar.
“Mutluluk Çaðý”nýn güzel günlerinden bir gün, Hasan ile Hüseyin’in kaybolduklarý haberi ulaþmýþ Peygamberimize… Yanýndakilere, “Kalkýn yavrularýmý arayalým” demiþ.
Beraberce torunlarýný aramaya baþlamýþlar. Sonunda, bir daðýn eteðinde, iki kardeþi bir birine sarýlmýþ olarak bulmuþlar. Karþýlarýnda ise aðzýný açmýþ korkunç bir yýlan duruyormuþ… Peygamberimiz hemen onlarý kucaklayarak omzuna almýþ ve eve getirmiþ… Kim bilir, Hasan ve Hüseyin ne çok korkmuþlardýr deðil mi çocuklar?...
Sevgili çocuklar, “Mutluluk Çaðý”nýn, mutlu çocuklarýndan biri de, sevgili Peygamberimizin evlat edindiði Zeyd’in, Üsâme isimli oðluymuþ.
Üsâme de, Peygamber Efendimize yakýn olma þerefine ulaþan þanslý ve mutlu çocuklardan biriymiþ. Hasan ile aralarýnda yaþ farký olmasýna raðmen, beraberce oynarlar, Peygamberimiz tarafýndan beraberce sevilirlermiþ. Üsâme, Peygamber Efendimizin, onlara karþý sevgi dolu davranýþýný þöyle anlatýyor:
Peygamberimizin amcasý Hazreti Abbas’ýn oðullarýndanmýþ Hazreti Abdullah… O da sevgili Peygamberimizle birlikte olma þerefine ulaþan, O’nun duasýný alan nasipli çocuklardan biriymiþ. Peygamberimizin vefatýnda henüz on üç yaþýnda olan Hazreti Abdullah’ýn da bir çok mutlu hatýrasý varmýþ sevgili Peygamberimizle…
Bir gün, Peygamberimizin amcasý Hazreti Abbas ile, o günlerde henüz çocuk yaþta bulunan oðlu Abdullah, beraberce Peygamberimizi ziyarete gitmiþler. Ancak Peygamberimizden her zaman gördüðü iltifatý bu kez göremeyince, Hazreti Abbas ziyaretini kýsa kesip dýþarý çýkmýþ. Çýktýklarýnda, oðlu Abdullah’a:
Hazreti Abdullah, kendisi için çok deðerli olan Peygamber Efendimizin öðütlerini bizlere þöyle anlatýr: “Bir gün Peygamber Efendimiz devesine binmiþti. Ben de onun terkisinde, yani arkasýnda oturuyordum. Bana þöyle buyurdu:
“Abdullah! Öncelikle sana þunlarý öðretmek isterim. Geniþlik zamanýnda Allah’a kendini sevdir ki, O da seni sýkýntýlý zamanýnda tanýsýn ve sevsin. Allah’ýn, emir ve yasaklarýna önem ver ki, Allah da sana önem versin, seni gözetsin. Allah’ýn hakkýný gözet ki, O’nu yanýbaþýnda bulasýn.”
Peygamberimiz, sevgisini çocuklara belli etmek için zaman zaman onlarý atýnýn veya bindiði devenin üzerine alýrmýþ. Peygamberimizle birlikte her hangi bir bineðe binmek, çocuklar için ayrý bir neþe ve övünç kaynaðý olurmuþ.
Peygamber Efendimiz, yanýndakilere sýk sýk þu öðütte bulunurmuþ: “Çocuklarýnýza iyilikte bulunun, onlara hediye verin ve onlarý güzel bir þekilde terbiye edin.”
Kendisi de bütün çocuklara karþý son derece cömert davranýr, onlara çeþitli hediyeler verirmiþ. Bir defasýnda, Habeþistan Kralý Necâþi’nin hediye olarak gönderdiði deðerli bir altýn yüzüðü, Ümâme adýndaki kýz torununa hediye etmiþ. Ümâme de bunu çok deðerli bir hatýra olarak saklamýþ…
Aydýnlýk þehir, nurlu belde Medine’de bir bayram sabahý… “Rahmet Peygamberi” tebrik için evleri dolaþýyormuþ… Herkes sevinç içindeymiþ. Mutluluk duygusu insanlarýn yüzlerinde tebessüme dönüþüyormuþ… En çok sevinenler de herhalde çocuklarmýþ…
Sevgili Peygamberimizin ilgisi ve þefkatiyle, gönlü neþeyle dolan, sevinç tebessümleriyle yüzünde güller açan daha pek çok çocuk varmýþ… Þimdi anlatacaðýmýz olay ise yine çok anlamlý ve çok güzel bir hatýra…
Peygamber Efendimiz, ihtiyaç sahibi insanlara yardým elini uzatýr, hiçbir kimseyi eli baþ çevirmezmiþ… Günlerden bir gün, yanýnda on dirhem parasý olduðu halde çarþýya çýkmýþ. Çarþýda kendisi için dört dirheme bir gömlek almýþ. Gömleði üzerine giyinerek dýþarý çýkmýþ. Kýsa bir süre sonra, yoksul birisi gelerek þöyle bir ricada bulunmuþ:
a r a n a n l a r |
||||
**************************************
islami chat
islami çet
islami sohbet