
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 400 , Yorum : 107
Hoca Merhum kadı iken adamın biri gelip:
— Kadı Efendi filan adam benim kulağımı ısırdı, hakkımın alınmasını istiyorum, der. Kulak ısırdığı iddia edilen adam ise ısırmadığını iddia ederek adamın kendi kulağını kendisinin ısırdığını söyler.
Hoca Merhum bir gece bakar ki, adamın biri bahçenin içinde ellerini - kollarını açmış eve doğru bakıyor. Hoca Merhum bir hırsız olduğuna kanaat getirerek içeri girmeye bile sabredemeden:
— Hanım çabuk, benim okla yayı getir, diye seslenir. Hocanın hanımı işin farkında değildir. Hemen içerden yay ile oku getirip Hoca\"ya verir. Hoca kenarlardan adama biraz daha yaklaşıp vargücüyle yayı gererek oku fırlatır ve göbeğinden vurduğunu anlayıp içeri girer, yorganı kafasına çekip yatar.
Hoca Merhum bir gece evin damında bir ayak sesi duyup hırsız olduğunu anlar ve:
— Hatun geçen gece eve geldim, kapıyı o kadar çaldığım halde açmadın ben de şu duayı okudum ve ayın ışığına yapışarak yavaş yavaş bacadan girdim, der ve bir dua okur.
Bir gece Hoca Merhumun evine hırsız girmişti. Hanımı:
— Efendi bu ayak sesleri hırsıza benziyor, bir çaresine bakalım diye yavaşça fısıldadı. Nasreddin Hoca Merhum:
Hoca Merhum eve arasıra ciğer alırmış. Fakat hiçbirinde ciğerden yemek nasip olmazmış hocaya... Hanımı ciğeri hocanın olmadığı bir zamanda kendisi yalnız yermiş. Birgün Hoca Merhum:
Hoca merhum hammıyla göl kenarında çamaşır yıkıyorlardı. Bir kuzgun gelip sabunu kaptığı gibi gitti. Kadıncağız:
Bir gün hoca ile beraber birkaç kişi atla bir yere gideceklerdi. Herkes hazırlanan atlarına bindi. Hoca da kendisi için hazırlanan ata atladı. Baktılar ki, Hoca Merhum ata ters binmiş... Gülüşmeye başladılar:
Hoca Merhum Sivrihisar\"da hatip iken aralarında kaymakam\"la kavga çıkar. Bir müddet sonra da kaymakam ölür. Hoca\"ya:
Hoca Merhum bir defasında kadı ile oturmuş sohbet ederken içeri iki kişi girdi. Bunlar; evimizin önündeki sokağa bir köpek pisledi. Bunu hangimiz temizleyecek, diyorlar ve her ikisi de pisliğin öbürünün evine daha yakın olduğunu iddia ederek onun temizlemesi lazım geldiğini söylüyorlardı.
Hoca Merhumun buzağısını büğelek tutmuştu. Buzağıyı bir türlü yakalayamayan Hoca, eline bir sopa alıp öküze vurmaya başladı. Oradakiler:
Köyün delikanlıları Hoca Merhumu faka bastırmak isterler. Hoca"nın karşıdan geldiğini görünce bir ağacın altına toplanıp Hocayı bu ağaca çıkaralım biz de pabuçlarını alıp kaçalım diye plan kurarlar.
Timurlenk birgün Hoca Merhum\"a:
— Gelsin de cirit oynayalım, diye haber saldı. Hoca gelenlere «hemen geliyorum» dedi ve bir öküzü hazırlayıp üzerine atlayarak cirit meydanına çıktı. Halk toplanmış Timur\"la Hoca\"nın cirit oynamasını seyredecekti.
Birgün Hoca Merhumun kapısı çalınır. Hoca üst katın penceresinden başını çıkarıp ne istediğini sorar. Adam hâlâ kapıyı çalmaya devam edince de inip kapıyı açar. Ve ne istediğini sorar. Adam bir sadaka istediğini söyleyince Hoca çok kızar ve hiç istifini bozmadan «benimle gel» der. Üst kata çıkınca da adama. «Allah versin» diyerek geri gönderir.
Hoca Merhumun bir miktar parası vardı. Birgün düşündü-taşındı bunu hırsızlardan nasıl korurum, diye bir plan hazırladı. Parayı alıp bahçeye gömdü. Şöyle geri çekilip bakınca:
— Ben hırsız olsam bu parayı gözü kapalı bile bulurum, diyerek parayı oradan aldı. Sonra aklına şöyle bir fikir geldi. Parayı bir keseye doldurdu. Uzunca bir sırık buldu. Keseyi de sırığın tepesine sımsıkı bağladı. Sonra da sırığı alıp evinin önünde bir tepeye dikti. Biraz jeri çekilip bakınca anladı ki, sırığın tepesine adamın boyu yetişemez:
Hoca bir akşam eve giderken oradan birkaç tane talebenin geçtiğini görüp:
— Çocuklar haydin bizim eve gidelim, bu akşam çorbayı bizde içer hem de sohbet ederiz, der.
Talebeler maalmemnuniye kabul ederler. Hoca eve gelince Hanımına:
islami chat
islami çet
islami sohbet l
lida
lida