Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 431 , Yorum : 180

<< İlk  << Geri  [1] / [3] İleri >> Son >>
 

Kendi cenazesini defneden ilk ve tek kisi kimdir?

asiyem

Devamı >>

 

Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru imam-ı  azam hazretlerinin huzuruna gitti. İmam-ı  azam dedi ki: “Bu senin meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın.” Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdest aldı, namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp yattı. Sabah olunca imam-ı azama, (Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım) deyince, Hazret-i İmam, (Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın) dedi.

Xezal

Devamı >>

 

Resülullah Efendimiz(s.a.v)İblise aşşağıda ki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. O da bunlara cevap verdi. -Ya lain!Senin oturma arkadaşın kim? -Faiz yiyen. -Yatak arkadaşın kim? -Sarhoş. -Misafirin kim? -Hırsız. -Elçin kim? -Sihirbazlar. -Gözünün nuru nedir? -Hanım boşamak. -Sevgilin kim? -Cuma namazını bırakanlar. Resülullah Efendimiz(s.a.v)bu defa başka bir mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Ya lain!Senin kalbini ne yıkar. -Allah yolunda cihada koşan atların kişnemesi. -Peki senin cismini ne eritir? -Tevbe edenlerin Tevbesi. -Peki ciğerini ne parçalar,ne çürütür? -Gece ve gündüz Allah\'a yapılan bol bol istiğfar. -Peki yüzünü ne buruşturur? -Gizli sadaka. -Peki gözlerini kör eden nedir? -Gece namazı. -Peki başını eydiren nedir? -Çokça kılınan cemaatle namaz. Resülullah Efendimiz(s.a.v)tekrar bir başka mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Sana göre insanların en saadetlisi(!)kimdir? -Namazını bilerek kasten bırakanlar. -Peki insanların en şakisi kimdir? -Cimriler. -Peki seni işinden ne alı koyar? -Ulema Meclisleri. -Peki yemeğini nasıl yersin? -Sol elimle ve parmaklarımın ucuyla. -Peki samyeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin? -İnsanların tırnaklarının arasında.

Allah c.c

Devamı >>

 

allah için namazkıllyorum

ERKAN KÖKCÜ

Devamı >>

 

Allah Beni Affeder Adamın biri Şuayb peygambere: - \"Allah benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandırmıyor.\" Allah-ü Teala Şuayb\'a şöyle vahyetti: - \"O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle cezalandırmıyor, diyor. Ona söyle ki: Ey doğru yolu bırakarak, yanlışa yönelmiş adam! Sen tersini söylüyorsun. Allah seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandırıyor ki, senin günahtan kararmış simsiyah kalbin ve günahların etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana sığınsın, Bana dönsün.\" Şuayb aleyhisselam Allah\'ın kendisine bildirdiği sözleri \"Allah beni cezalandırmıyor\" diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandı. Şuayb aleyhisselama sordu: - \"Eğer beni cezalandırıyorsa hani belirtisi?\" Şuayb peygamber: - \"Ya Rabbi! O adam bu söze karşı savunmada bulunuyor ve Senin verdiğin cezayı bilmek istiyor. Cenab-ı Hak buyurdu: - \"Ben settarım, örtücüyüm. Fakat işaret söyleyebilirim. Onu beğenmediğimin işareti: O itaat ettiğini sanıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor fakat namazdan, zekattan ve başka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almıyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor. İtaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazımdır.\" Öğütler: * \"Allah affeder\" deyip günahta ısrar edenler en büyük yanlış içindedirler. * Demir paslandığı gibi kalbler de kararır. * Kul bir günah işlediğinde kalbde siyah bir leke oluşur. Tevbe ederse bu leke silinir. Günahına devam eder ve tevbe etmezse nihayet o siyah noktalar kalbi simsiyah eder. * İbadetin ruhu, özü, ibadetten zevk almaktır. Eğer alınmıyor ise Allah\'ın beğenmediğini anlayıp hemen tevbe etmelidir.

ayperiss

Devamı >>

 

Selamun Aleykum arkadaşlarım, Hayırlı Cumalar dilemek istiyorum ilk önce.. Kibir Şeytandandır, Onun Cennetten kovulmasına sebep olmuştur.! Bu yazımda günümüz toplumumuzda yaptığımız çok ama çok büyük bir hatayı kaleme almak istiyorum.. Günümüz gençliğindeki elektirik alma mevzusu bilirsiniz fazla anlatmama gerek yok. Her zaman laflarımızda kalbi güzel olsun yeterli dememize rağmen, karşımıza bir kısmet çıktığında; elektirik alamadım diye geri çevirmelerimiz, çok iyi bilirsiniz. O kişiyi size methettiklerinde, gerçekten temiz ahlaklı, imanlı bir genç neden istemiyorsun dediklerinde, ne bileyim ben \"Elektirik\" alamadım, diyoruz. Afedersiniz anlamadım Elektirik? yani; burnumu uzun, kaşlarımı biçimsiz, boyumu kısa, saçlarımı dökülmüş, çokmu fakir..? Yazımızın en başında \"Kibir\" şeytandandır demiştirk, bunu zaten herkes biliyor değilmi.? Peki eskiden elektirik icad edilmezden önce yani gazyağı lambası, mum ışığı kullanılırken, siz hiç duydunuzmu herhangi bir atasözü.? Senden hiç gazyağı alamadım, hiç mum ışığı vermiyorsun... Oysaki onların evliliği ne kadar uzun, ne kadar mutlu, huzurlu ve bereketli olurmuş. yetiştirdikleri evlatları dini bütün olurmuş. Siz hiç düşünmezmisiniz, \"Elektirik\" bahanesiyle yapmış olduğunuz bu kibir büyük bir Meleğin bile Cennetten kovulmasına sebep olmuştur.Siz neyinize güveniyorsunuz.? O kalbi güzel insanın gerçekten imanını görseydiniz, etrafında onun için pervana olan melekleri görseydiniz, vallahi bu yaptığınız için oturur günlerce ağlardınız. Dış güzelliğide veren Allah(c.c) değilmi.? Neyinize güveniyorsunuz.? onun verdiğini ona iman eden için kullanmaktan başka ne işe yararsınız? Şunu hiç unutmayalım, birşey pekiştirildikçe ( Takdir edildikçe, ödüllendirildikçe, desteklendikçe) o şeyin yapılma sayısı artar. Günümüzde herkesin söylediği diğer hatalı sözler. Çok güzelsin, çok yakışıklısın, evet Allah(c.c) vergisi, fakat siz bunu ona söylerken yalnızca güzellik ve yakışıklılık bağlamında söylerseniz o kişinin davranışlarını pekiştirmiş ve sadece güzelliğin ve yakışıklılığın önemli olduğu bir dünyada yaşadığını hissettirmiş olursunuz. Peki şöyle desek olmazmı? ; Çok güzelsin, Allah(c.c) kalp gözünüde açık etsin, kalbinde temiz olsun, kalbi Allah(c.c) için çarpanlardan eylesin. Bunu duyan kişi şunu anlayacaktır, evet sadece güzellik yetmiyormuş demekki, daha önemlileride varmış, dinimizi yaşamalıymışım, kalbim Allah(c.c) aşkıyla çarpmalıymış... Cenabı Allah(c.c) hepimizi günümüz bu kibirinden uzak tutsun, bizi lanetlediklerinden eylemesin inşaAllah (Amin.) (Ömer Akdemir.) Facebook : http:www.facebook.com/4.Buyuk.Melek

Loremi

Devamı >>

 

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu. \"Gel seni camiye götüreyim\", dedim. \"Bugün Cuma biliyorsun.\" \"Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,\" dedi. \"Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.\" \"Ne bileyim olmuyor işte, dedi. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.\" Gayri ihtiyari gülmeye başladım. \"Herhalde şaka yapıyorsun,\" dedim. \"Bunun için cami terk edilir mi?\" \"Ciddi söylüyorum,\" dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.\" Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı. \"Peki, dedim. Hayatında hiç camiye gitmedin mi?\" \"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim,\" dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum. Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı. Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle: \"Hani, dedim.Camiye gelmeyecektin?\" Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu. \"HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR.

MediNe

Devamı >>

 

Allahın rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun sevgili din kardeşlerim keske herkes bu kadın gibi olabilse acaba dunyada boyle dusunen kaç kişi vardır

Gülcan Koç

Devamı >>

 

Büyük bir ilim adamı olan Ebu Hanife aynı amanda kumaş ticaretiyle uğraşan bir esnaftı.Bir akşam üzeri dükkanına iki müşteri geldi.Kumaş toplarından birini beğendiler;fakat kumaşları ancak sabah alabileceklerini,parasınıda sabah ödeyeceğini söyleyerek ayrıldılar. Sabah olunca dükkana erkenden gelen başka bir müşteri tezgahın üzerindeki kumaşı beğendi ve almak istedi.Ebu Hanife,(Bu kumaş satıldı.Siz başka bir kumaşa bakın.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.Ancak adam o kumaşıiki kat para vererek almak istedi.Ebu Hanife,tekrae(Bu kumaş satıldı) diyerek teklifi reddetti.Müşteri ısrarlıydı ve bu defa kumaşın değerinin üç katı para teklif etti.Bunun üzerine Ebu Hanife,(İsterseniz değerinin yüz katını verin,yinede bu kumaşı size veremem.Çünkü ben bu kumaşı başka müşterilere sattım.,sözümden dönemem.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.

asim25

Devamı >>

 

Bir adam yolda yürürken çok susadı.Yol üzerinde bir kuyuya inip su içti.Suyunu içtikten sonrasusuzluktan dili damağına yapışmış bir köpeğin yaklaştığını gördü.Kendi kendisine (Bu köpekde çok susamış.)deyip köpeğe su içirdi.Yüce Allah bu kişinin davranışından memnun kaldı. Hz.Peygamber bu olayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen sahabelerden bazıları: -Ey Allah\'ın resulü,yani bize hayvanlara yaptığımız iylikler için de sevap var mıdır? diye sordular. Peygamberimiz: -Evet,her canlıya yapılan iylikte sevap vardır. diye buyurdu.

asim25

Devamı >>

 

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. Ey İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu beldeniz nasıl mukaddes bir belde ise, Rabbinize kavuşuncaya kadar kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız da öylece mukaddesdir, her türlü taaddî ve tecâvüzden masun, birbirinize haramdır. Ey Eshâbım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın, Benden sonra, eski dalâletlere dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!... Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhâfaza etmiş olur. Ey Eshâbım! Kimin yanında bir emânet varsa onu sâhibine versin. Borç mutlaka yerine verilecektir. Kiralanan şey sâhibine iâde edilecektir. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olanlar, kefâletin mes\'ûliyetini de üzerine almış olur. Câhiliyet devrine âit fâizin her çeşidi mülgâdır, ayağımın altındadır. Lâkin, borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulm olununuz. Allâh\'ın emri ile fâizcilik, artık yasaktır. Câhiliyyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz; Abdülmuttalib\'in oğlu amcam Abbas\'ın fâizidir. Ey Eshâbım! Câhiliyet devrinde güdülen kan dâvâları da kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan dâvâsı; Abdulmuttalib\'in torunu Rebîa\'nın kan dâvâsıdır. Câhiliyyetten kalan örf ve âdetler de kaldırılmıştır. Ancak, Kâbe\'ye dâir sidânet (hizmetçilik) ve hacca gelenlere sâkilik yapma âdetleri bâkidir. Kasıtla öldürülen, kısas edilecektir. Sopa ve taşla öldürülen ise kasten öldürülmüşe benzer. Sopa ve taşla öldürülenin yüz deve diyet hakkı vardır. Bunu arttıran câhiliyyet devrinin insanı gibidir. Ey İnsanlar! Artık şeytan, sizin şu topraklarınızda nüfuz ve saltanatını kurmak kudretini ebediyyen kaybetmiştir. Fakat, size bu saydığım şeyler haricinde, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu memnun edecektir. Dîninizi korumak için bunlardan hazer ediniz. Ey İnsanlar! Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, inkarcılıkta gerçekten ileri gitmektir. Kâfirler böylece sapıyorlar. Allâh\'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için onu bir yıl haram, bir yıl helâl sayıyorlar. Böylece, Allâh\'ın haram kıldığını helâl saymış oluyorlar. Zaman, Allah (C.C.)\'nün gökleri ve yeri yarattığı günden bu yana aynı şekilde devam ediyor. Hakîkatte, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden bu yana 12 aydır. Bu hakîkat, Allâh\'ın kitâbında mevcuttur. Bu aylardan dördü, harem aylarıdır. Bunlardan üçü, birbirini tâkip ederler. Yalnız biri tekdir. Birbirini tâkip edenler; Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem\'dir. Cemaziyel-Âhir ile Şaban arasında bulunan Recep ayı ise tek olan harem aydır. Ey İnsanlar! Kadınlara hayırla muâmele etmenizi ve Allah\'dan korkmanızı tavsiye ederim. Çünkü onlar emriniz altındadır. Siz kadınları Allah emâneti olarak aldınız ve onların nâmuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Şunu biliniz ki; Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız; yatağınızı yabancılardan korumaları ve müsâadeniz olmadıkça, hoşlanmadığınız bir kimsenin evinize girip, oturmasına müsâade etmemeleridir. Hiçbir kadın erkeğinin izni olmaksızın evinden bir şey harcayamaz! (Eshâbdan bâzıları; «Yemek de mi veremez?» deyince, Rasûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: «Yemek insanların en üstün malıdır».) Şâyet kadınlarınız, bu yasaklardan birini yaparlarsa; onlardan ayrı yatın ve yaralamadan, berelemeden dövüp vazgeçirin. Eğer size itaat ederlerse, onların aleyhine yürümek için başka yol aramayın, daha ilerisine geçmeyin. Kadınlarınızın da sizin üzerinizdeki hakları; mağruf olan şekliyle (şer\'i ahkama göre), her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. Kölelerinize [5] gelince; onlara yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe dikkat ediniz. Affedemeyeceğiniz bir hata yaparlarsa asla eziyet etmeyiniz! Onları satılığa çıkarınız. Çünkü onlar da Allâh\'ın kullarıdır. Ey Mü\'minler! Sözümü iyi dinleyiniz, iyi anlayınız ve iyi muhafaza ediniz! Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babalarınız da birdir. Hepiniz Âdem\'densiniz, Âdem (A.S) da topraktandır. Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Allah katında en hayırlınız, Allah\'dan en çok korkanınızdır. Arabın Aceme, Acemin de Arapa, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkın da sarı ırka üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir. Din kardeşlerinize âit olan herhangi bir hakka tecâvüz, başkasına helâl değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun. Haksızlık da yapmayın! Haksızlığa boyun da eğmeyin! Ey Eshâbım! Nefislerinize de zulmetmeyiniz. Nefislerinizin de üzerinizde hakkı vardır. Ey İnsanlar! Allah\'dan korkun. Halîfe olarak başınıza; burnu kulağı kesik bir köle dâhi seçilmiş olsa, Allâh\'ın Kitâbı\'yla hükmettiği müddetçe onu dinleyin ve ona itaat edin. Ey İnsanlar! Allah, her hak sâhibine hakkını Kur\'ân\'da vermiştir. Vâris için vasiyyete lüzum yoktur. Mirasçının haricinde olanlara vasiyyetse, terekenin (geride bıraktığının) sâdece üçte biri hududunda caizdir. Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise, ona âittir. Zinâ eden için mahrûmiyyet vardır. Bunların hesapları Allâh\'a âittir. Babasından başkasına neseb iddiâ eden soysuz veya efendisinden başkasına intisâba kalkan nankör, Allâh\'ın gazâbına, meleklerin ve bütün insanların lânetine uğrasın! Cenâb-u Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adâlet ve şehâdetlerini kabul eder. Böyle bir kişiden ne mal, ne de can fedâkârlığı kabul edilemez! Ey İnsanlar! Her suçlu kendi suçundan bizzat kendisi mes\'ûldür. Hiçbir babanın işlediği suçun cezâsını evlâdı çekemez. Hiçbir evlâdın suçundan da babası mes\'ûl edilemez. Ey İnsanlar! Size bir emânet bırakıyorum ki siz ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız! O emânet, Allâh\'ın Kitâbı Kur\'ân ve O\'nun Elçisinin Sünnetleridir. Ey Mü\'minler! Allah\'dan korkun! Beş vakit namâzınızı kılın! Ramazan ayındaki oruçlarınızı tutun! Mallarınızın zekâtını verin! Sizden olan emirlerinize itâat edin ki Rabbinizin cennetine giresiniz. Ey İnsanlar! Ben, hepinizden önce Kevser Havuzu\'na varacağım. Sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere iftihar edeceğim. Benim yüzümü kara etmeyin. Ben birtakım insanları kurtaracağım. Bir takımları da benim kendilerini kurtarmamı isteyecekler, Ben; \"Yâ Râb! Bunlar, Benim Eshâbımdandır, bunlar da «ÜMMETİM» diyeceğim. Allâhü Teâlâ ise; \"Sen, onların Senden sonra ne yaptıklarını bilmezsin!\" diyecek. Ey Nas! Aşırı gitmekten sakının. Geçmiş ümmetlerin mahvolmalarının sebebi; dinde aşırı gitmeleri idi. Hac usullerini benden öğrenin! Bundan sonra Rasûlülllah, uzunca DECCAL\'ı anlattı. Nihâyet şöyle buyurdu: Allâh\'ın gönderdiği her peygamber, ümmetini bu Deccal ile korkuttu. Nuh ve O\'ndan sonra gelen peygamberler de bu Deccal ile ümmetlerini korkuttular. Deccal sizin devrinizde çıkacak. Şâyet Deccal\'ın alâmetlerinden bir kısmını bilmiyorsanız, Rabbinizi de bilmiyor değilsiniz. (Rasûlüllah bu sözü üç kere tekrar buyurdular.) Sizce mâlûmdur ki Rabbiniz\'in bir gözü kör değildir. Halbûki Deccal\'ın bir gözü kördür. Onun kör olan gözü üzüm tanesi gibi dışarı fırlamıştır. Ey Nâs! Yarın Beni sizden soracaklar. Ne diyeceksiniz? Risâletimi tebliğ ettim mi? İlâhi vazîfemi yaptım mı?\" Bütün Eshâbı Kirâm; \"Evet, yemin ederiz, Allâh\'ın risâletini tebliğ ettin, vazîfeni yaptın. Bize vasiyyet ve nasîhatte bulundun. Böylece şehâdette bulunuruz.\" dediler. (Bunun üzerine Rasûlü Ekrem (S.A.V.) mübârek şehâdet parmağını göğe kaldırıp sonra da cemâat üzerine çevirip indirerek ŞÂHİD OL YÂ RAB! ŞÂHİD OL YÂ RAB! ŞÂHİD OL YÂ RAB!

deli81

Devamı >>

 

Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)

Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)

Devamı >>

 

"Ey birader, sen ancak bir düşünceden ve fikirden ibaretsin. Üst tarafın kemik ve A’sab sinir ve adalât (kas) ve elyaftan (insan ve hayvanda adaleleri meydana getiren ince lifler) ibarettir."
Mevlâna


"Yokluk, varlığın aynasıdır."
A.F.Y


Devamı >>

 

"Affetmek, zaferin zekâtıdır."
Hz. Muhammed


"İman, aklın çalışmasının ürünüdür."
Ahmed Hulûsi


Devamı >>

 

Sevgili Peygamberimizin bir eşyasına sahip olmak, sahabilerin can attığı şeydi… Eğer onların bu sevdalı arzusu olmasaydı, belki de şimdi İstanbul Topkapı Sarayı’ndaki “Mukaddes Emanetler” denilen Peygamberimize ait eşyalara ulaşamayacaktık… Belki de, Ramazan’larda camilerimizdeki “Sakal-ı Şerif”leri ziyaret edemeyecek, “Hırka-i Şerif”i öpemeyecektik, değil mi çocuklar?…


 

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer

hikayeler