
HOÞGELDÝNÝZ , Toplam : 418 , Yorum : 170
Allah Beni Affeder
Adamýn biri Þuayb peygambere:
- \"Allah benim birçok günahýmý ve hatamý gördüðü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandýrmýyor.\"
Allah-ü Teala Þuayb\'a þöyle vahyetti:
- \"O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle cezalandýrmýyor, diyor. Ona söyle ki: Ey doðru yolu býrakarak, yanlýþa yönelmiþ adam! Sen tersini söylüyorsun. Allah seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandýrýyor ki, senin günahtan kararmýþ simsiyah kalbin ve günahlarýn etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana sýðýnsýn, Bana dönsün.\"
Þuayb aleyhisselam Allah\'ýn kendisine bildirdiði sözleri \"Allah beni cezalandýrmýyor\" diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandý. Þuayb aleyhisselama sordu:
- \"Eðer beni cezalandýrýyorsa hani belirtisi?\"
Þuayb peygamber:
- \"Ya Rabbi! O adam bu söze karþý savunmada bulunuyor ve Senin verdiðin cezayý bilmek istiyor.
Cenab-ý Hak buyurdu:
- \"Ben settarým, örtücüyüm. Fakat iþaret söyleyebilirim. Onu beðenmediðimin iþareti: O itaat ettiðini sanýyor, oruç tutuyor, namaz kýlýyor fakat namazdan, zekattan ve baþka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almýyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor. Ýtaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazýmdýr.\"
Öðütler:
* \"Allah affeder\" deyip günahta ýsrar edenler en büyük yanlýþ içindedirler.
* Demir paslandýðý gibi kalbler de kararýr.
* Kul bir günah iþlediðinde kalbde siyah bir leke oluþur. Tevbe ederse bu leke silinir. Günahýna devam eder ve tevbe etmezse nihayet o siyah noktalar kalbi simsiyah eder.
* Ýbadetin ruhu, özü, ibadetten zevk almaktýr. Eðer alýnmýyor ise Allah\'ýn beðenmediðini anlayýp hemen tevbe etmelidir.
ayperiss
Selamun Aleykum arkadaþlarým, Hayýrlý Cumalar dilemek istiyorum ilk önce..
Kibir Þeytandandýr, Onun Cennetten kovulmasýna sebep olmuþtur.!
Bu yazýmda günümüz toplumumuzda yaptýðýmýz çok ama çok büyük bir hatayý kaleme almak istiyorum..
Günümüz gençliðindeki elektirik alma mevzusu bilirsiniz fazla anlatmama gerek yok. Her zaman laflarýmýzda kalbi güzel olsun yeterli dememize raðmen, karþýmýza bir kýsmet çýktýðýnda; elektirik alamadým diye geri çevirmelerimiz, çok iyi bilirsiniz. O kiþiyi size methettiklerinde, gerçekten temiz ahlaklý, imanlý bir genç neden istemiyorsun dediklerinde, ne bileyim ben \"Elektirik\" alamadým, diyoruz. Afedersiniz anlamadým Elektirik? yani; burnumu uzun, kaþlarýmý biçimsiz, boyumu kýsa, saçlarýmý dökülmüþ, çokmu fakir..? Yazýmýzýn en baþýnda \"Kibir\" þeytandandýr demiþtirk, bunu zaten herkes biliyor deðilmi.? Peki eskiden elektirik icad edilmezden önce yani gazyaðý lambasý, mum ýþýðý kullanýlýrken, siz hiç duydunuzmu herhangi bir atasözü.? Senden hiç gazyaðý alamadým, hiç mum ýþýðý vermiyorsun... Oysaki onlarýn evliliði ne kadar uzun, ne kadar mutlu, huzurlu ve bereketli olurmuþ. yetiþtirdikleri evlatlarý dini bütün olurmuþ. Siz hiç düþünmezmisiniz, \"Elektirik\" bahanesiyle yapmýþ olduðunuz bu kibir büyük bir Meleðin bile Cennetten kovulmasýna sebep olmuþtur.Siz neyinize güveniyorsunuz.? O kalbi güzel insanýn gerçekten imanýný görseydiniz, etrafýnda onun için pervana olan melekleri görseydiniz, vallahi bu yaptýðýnýz için oturur günlerce aðlardýnýz.
Dýþ güzelliðide veren Allah(c.c) deðilmi.? Neyinize güveniyorsunuz.? onun verdiðini ona iman eden için kullanmaktan baþka ne iþe yararsýnýz?
Þunu hiç unutmayalým, birþey pekiþtirildikçe ( Takdir edildikçe, ödüllendirildikçe, desteklendikçe) o þeyin yapýlma sayýsý artar. Günümüzde herkesin söylediði diðer hatalý sözler. Çok güzelsin, çok yakýþýklýsýn, evet Allah(c.c) vergisi, fakat siz bunu ona söylerken yalnýzca güzellik ve yakýþýklýlýk baðlamýnda söylerseniz o kiþinin davranýþlarýný pekiþtirmiþ ve sadece güzelliðin ve yakýþýklýlýðýn önemli olduðu bir dünyada yaþadýðýný hissettirmiþ olursunuz. Peki þöyle desek olmazmý? ; Çok güzelsin, Allah(c.c) kalp gözünüde açýk etsin, kalbinde temiz olsun, kalbi Allah(c.c) için çarpanlardan eylesin. Bunu duyan kiþi þunu anlayacaktýr, evet sadece güzellik yetmiyormuþ demekki, daha önemlileride varmýþ, dinimizi yaþamalýymýþým, kalbim Allah(c.c) aþkýyla çarpmalýymýþ...
Cenabý Allah(c.c) hepimizi günümüz bu kibirinden uzak tutsun, bizi lanetlediklerinden eylemesin inþaAllah (Amin.)
(Ömer Akdemir.)
Facebook : http:www.facebook.com/4.Buyuk.Melek
Loremi
Yolda karþýlaþtýðýmýzda ezan okunuyordu.
\"Gel seni camiye götüreyim\", dedim. \"Bugün Cuma biliyorsun.\"
\"Sen de benim camiye gitmediðimi biliyorsun,\" dedi.
\"Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.\"
\"Ne bileyim olmuyor iþte, dedi. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çýkar diye endiþe ediyorum.\"
Gayri ihtiyari gülmeye baþladým.
\"Herhalde þaka yapýyorsun,\" dedim. \"Bunun için cami terk edilir mi?\"
\"Ciddi söylüyorum,\" dedi. Giyimime ve özellikle yeþile düþkün olduðumu bilirsin.\"
Gerçekten öyleydi. Giydiði birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeþilin bir baþka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardý.
\"Peki, dedim. Hayatýnda hiç camiye gitmedin mi?\"
\"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiþtim,\" dedi. Hem o yaþlarda dizlerim aþýnacak diye herhalde endiþe etmiyordum. Fakat artýk camiye gidebileceðimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece þaþýrtmýþ ve bu konuyu açtýðýma piþman etmiþti. Daha sonra el sýkýþýp ayrýldýk.
Onunla konuþmamýzdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduðunu söylediler.Hemen gittim.
Bahçedeki namaz saflarýnýn en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeþiller vardý.
Yavaþça yanýna yaklaþtým ve kýsýk bir sesle:
\"Hani, dedim.Camiye gelmeyecektin?\"
Hiç sesini çýkarmadý. Çünkü musalla taþýnýn üzerinde, yeþil örtülü bir tabut içinde yatýyordu.
\"HER NEFÝS ÖLÜMÜ TADACAKTIR.
MediNe
Allahýn rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun sevgili din kardeþlerim keske herkes bu kadýn gibi olabilse acaba dunyada boyle dusunen kaç kiþi vardýr
Gülcan Koç
Büyük bir ilim adamý olan Ebu Hanife ayný amanda kumaþ ticaretiyle uðraþan bir esnaftý.Bir akþam üzeri dükkanýna iki müþteri geldi.Kumaþ toplarýndan birini beðendiler;fakat kumaþlarý ancak sabah alabileceklerini,parasýnýda sabah ödeyeceðini söyleyerek ayrýldýlar.
Sabah olunca dükkana erkenden gelen baþka bir müþteri tezgahýn üzerindeki kumaþý beðendi ve almak istedi.Ebu Hanife,(Bu kumaþ satýldý.Siz baþka bir kumaþa bakýn.)diyerek adamýn isteðini geri çevirdi.Ancak adam o kumaþýiki kat para vererek almak istedi.Ebu Hanife,tekrae(Bu kumaþ satýldý) diyerek teklifi reddetti.Müþteri ýsrarlýydý ve bu defa kumaþýn deðerinin üç katý para teklif etti.Bunun üzerine Ebu Hanife,(Ýsterseniz deðerinin yüz katýný verin,yinede bu kumaþý size veremem.Çünkü ben bu kumaþý baþka müþterilere sattým.,sözümden dönemem.)diyerek adamýn isteðini geri çevirdi.
asim25
Bir adam yolda yürürken çok susadý.Yol üzerinde bir kuyuya inip su içti.Suyunu içtikten sonrasusuzluktan dili damaðýna yapýþmýþ bir köpeðin yaklaþtýðýný gördü.Kendi kendisine (Bu köpekde çok susamýþ.)deyip köpeðe su içirdi.Yüce Allah bu kiþinin davranýþýndan memnun kaldý.
Hz.Peygamber bu olayý anlattýktan sonra kendisini dinleyen sahabelerden bazýlarý:
-Ey Allah\'ýn resulü,yani bize hayvanlara yaptýðýmýz iylikler için de sevap var mýdýr? diye sordular.
Peygamberimiz:
-Evet,her canlýya yapýlan iylikte sevap vardýr. diye buyurdu.
asim25
Ey insanlar!
Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluþamayacaðým.
Ey Ýnsanlar!
Bugünleriniz nasýl mukaddes bir gün ise, bu aylarýnýz nasýl mukaddes bir ay ise, bu beldeniz nasýl mukaddes bir belde ise, Rabbinize kavuþuncaya kadar kanlarýnýz, mallarýnýz, ýrzlarýnýz da öylece mukaddesdir, her türlü taaddî ve tecâvüzden masun, birbirinize haramdýr.
Ey Eshâbým!
Yarýn Rabbinize kavuþacaksýnýz ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksýnýz. Sakýn, Benden sonra, eski dalâletlere dönüp de birbirinizin boynunu vurmayýnýz!... Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara teblið etsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da iþitenden daha iyi anlayarak muhâfaza etmiþ olur.
Ey Eshâbým!
Kimin yanýnda bir emânet varsa onu sâhibine versin. Borç mutlaka yerine verilecektir. Kiralanan þey sâhibine iâde edilecektir. Hediyeler, hediye ile karþýlanýr. Baþkalarýna kefil olanlar, kefâletin mes\'ûliyetini de üzerine almýþ olur.
Câhiliyet devrine âit fâizin her çeþidi mülgâdýr, ayaðýmýn altýndadýr. Lâkin, borcunuzun aslýný vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulm olununuz. Allâh\'ýn emri ile fâizcilik, artýk yasaktýr. Câhiliyyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayaðýmýn altýndadýr. Ýlk kaldýrdýðým fâiz; Abdülmuttalib\'in oðlu amcam Abbas\'ýn fâizidir.
Ey Eshâbým!
Câhiliyet devrinde güdülen kan dâvâlarý da kaldýrýlmýþtýr. Kaldýrdýðým ilk kan dâvâsý; Abdulmuttalib\'in torunu Rebîa\'nýn kan dâvâsýdýr. Câhiliyyetten kalan örf ve âdetler de kaldýrýlmýþtýr. Ancak, Kâbe\'ye dâir sidânet (hizmetçilik) ve hacca gelenlere sâkilik yapma âdetleri bâkidir.
Kasýtla öldürülen, kýsas edilecektir. Sopa ve taþla öldürülen ise kasten öldürülmüþe benzer. Sopa ve taþla öldürülenin yüz deve diyet hakký vardýr. Bunu arttýran câhiliyyet devrinin insaný gibidir.
Ey Ýnsanlar!
Artýk þeytan, sizin þu topraklarýnýzda nüfuz ve saltanatýný kurmak kudretini ebediyyen kaybetmiþtir. Fakat, size bu saydýðým þeyler haricinde, küçük gördüðünüz iþlerde ona uyarsanýz, onu memnun edecektir. Dîninizi korumak için bunlardan hazer ediniz.
Ey Ýnsanlar!
Haram aylarýn yerlerini deðiþtirip ertelemek, inkarcýlýkta gerçekten ileri gitmektir. Kâfirler böylece sapýyorlar. Allâh\'ýn haram kýldýðý aylarýn sayýsýna uydurmak için onu bir yýl haram, bir yýl helâl sayýyorlar. Böylece, Allâh\'ýn haram kýldýðýný helâl saymýþ oluyorlar.
Zaman, Allah (C.C.)\'nün gökleri ve yeri yarattýðý günden bu yana ayný þekilde devam ediyor. Hakîkatte, Allah katýnda aylarýn sayýsý, gökleri ve yeri yarattýðý günden bu yana 12 aydýr. Bu hakîkat, Allâh\'ýn kitâbýnda mevcuttur. Bu aylardan dördü, harem aylarýdýr. Bunlardan üçü, birbirini tâkip ederler. Yalnýz biri tekdir. Birbirini tâkip edenler; Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem\'dir. Cemaziyel-Âhir ile Þaban arasýnda bulunan Recep ayý ise tek olan harem aydýr.
Ey Ýnsanlar!
Kadýnlara hayýrla muâmele etmenizi ve Allah\'dan korkmanýzý tavsiye ederim. Çünkü onlar emriniz altýndadýr. Siz kadýnlarý Allah emâneti olarak aldýnýz ve onlarýn nâmuslarýný ve iffetlerini Allah adýna söz vererek helâl edindiniz. Þunu biliniz ki; Sizin kadýnlar üzerinde haklarýnýz, onlarýn da sizin üzerinizde haklarý vardýr.
Sizin kadýnlar üzerindeki haklarýnýz; yataðýnýzý yabancýlardan korumalarý ve müsâadeniz olmadýkça, hoþlanmadýðýnýz bir kimsenin evinize girip, oturmasýna müsâade etmemeleridir. Hiçbir kadýn erkeðinin izni olmaksýzýn evinden bir þey harcayamaz! (Eshâbdan bâzýlarý; «Yemek de mi veremez?» deyince, Rasûlullah (S.A.V.) þöyle buyurdu: «Yemek insanlarýn en üstün malýdýr».) Þâyet kadýnlarýnýz, bu yasaklardan birini yaparlarsa; onlardan ayrý yatýn ve yaralamadan, berelemeden dövüp vazgeçirin. Eðer size itaat ederlerse, onlarýn aleyhine yürümek için baþka yol aramayýn, daha ilerisine geçmeyin.
Kadýnlarýnýzýn da sizin üzerinizdeki haklarý; maðruf olan þekliyle (þer\'i ahkama göre), her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
Kölelerinize [5] gelince; onlara yediðinizden yedirmeðe, giydiðinizden giydirmeðe dikkat ediniz. Affedemeyeceðiniz bir hata yaparlarsa asla eziyet etmeyiniz! Onlarý satýlýða çýkarýnýz. Çünkü onlar da Allâh\'ýn kullarýdýr.
Ey Mü\'minler!
Sözümü iyi dinleyiniz, iyi anlayýnýz ve iyi muhafaza ediniz! Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babalarýnýz da birdir. Hepiniz Âdem\'densiniz, Âdem (A.S) da topraktandýr. Müslüman Müslümanýn kardeþidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeþtirler. Allah katýnda en hayýrlýnýz, Allah\'dan en çok korkanýnýzdýr. Arabýn Aceme, Acemin de Arapa, sarý ýrkýn siyah ýrka, siyah ýrkýn da sarý ýrka üstünlüðü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir. Din kardeþlerinize âit olan herhangi bir hakka tecâvüz, baþkasýna helâl deðildir. Meðer ki gönül hoþluðu ile kendisi vermiþ olsun.
Haksýzlýk da yapmayýn! Haksýzlýða boyun da eðmeyin!
Ey Eshâbým!
Nefislerinize de zulmetmeyiniz. Nefislerinizin de üzerinizde hakký vardýr.
Ey Ýnsanlar!
Allah\'dan korkun. Halîfe olarak baþýnýza; burnu kulaðý kesik bir köle dâhi seçilmiþ olsa, Allâh\'ýn Kitâbý\'yla hükmettiði müddetçe onu dinleyin ve ona itaat edin.
Ey Ýnsanlar!
Allah, her hak sâhibine hakkýný Kur\'ân\'da vermiþtir. Vâris için vasiyyete lüzum yoktur. Mirasçýnýn haricinde olanlara vasiyyetse, terekenin (geride býraktýðýnýn) sâdece üçte biri hududunda caizdir.
Çocuk kimin döþeðinde doðmuþ ise, ona âittir. Zinâ eden için mahrûmiyyet vardýr. Bunlarýn hesaplarý Allâh\'a âittir. Babasýndan baþkasýna neseb iddiâ eden soysuz veya efendisinden baþkasýna intisâba kalkan nankör, Allâh\'ýn gazâbýna, meleklerin ve bütün insanlarýn lânetine uðrasýn! Cenâb-u Hakk, bu gibi insanlarýn ne tövbelerini, ne de adâlet ve þehâdetlerini kabul eder. Böyle bir kiþiden ne mal, ne de can fedâkârlýðý kabul edilemez!
Ey Ýnsanlar!
Her suçlu kendi suçundan bizzat kendisi mes\'ûldür. Hiçbir babanýn iþlediði suçun cezâsýný evlâdý çekemez. Hiçbir evlâdýn suçundan da babasý mes\'ûl edilemez.
Ey Ýnsanlar!
Size bir emânet býrakýyorum ki siz ona sýký sarýldýkça yolunuzu hiç þaþýrmazsýnýz! O emânet, Allâh\'ýn Kitâbý Kur\'ân ve O\'nun Elçisinin Sünnetleridir.
Ey Mü\'minler!
Allah\'dan korkun! Beþ vakit namâzýnýzý kýlýn! Ramazan ayýndaki oruçlarýnýzý tutun! Mallarýnýzýn zekâtýný verin! Sizden olan emirlerinize itâat edin ki Rabbinizin cennetine giresiniz.
Ey Ýnsanlar!
Ben, hepinizden önce Kevser Havuzu\'na varacaðým. Sizin çokluðunuzla diðer ümmetlere iftihar edeceðim. Benim yüzümü kara etmeyin. Ben birtakým insanlarý kurtaracaðým. Bir takýmlarý da benim kendilerini kurtarmamý isteyecekler,
Ben; \"Yâ Râb! Bunlar, Benim Eshâbýmdandýr, bunlar da «ÜMMETÝM» diyeceðim.
Allâhü Teâlâ ise; \"Sen, onlarýn Senden sonra ne yaptýklarýný bilmezsin!\" diyecek.
Ey Nas!
Aþýrý gitmekten sakýnýn. Geçmiþ ümmetlerin mahvolmalarýnýn sebebi; dinde aþýrý gitmeleri idi. Hac usullerini benden öðrenin!
Bundan sonra Rasûlülllah, uzunca DECCAL\'ý anlattý. Nihâyet þöyle buyurdu:
Allâh\'ýn gönderdiði her peygamber, ümmetini bu Deccal ile korkuttu. Nuh ve O\'ndan sonra gelen peygamberler de bu Deccal ile ümmetlerini korkuttular. Deccal sizin devrinizde çýkacak. Þâyet Deccal\'ýn alâmetlerinden bir kýsmýný bilmiyorsanýz, Rabbinizi de bilmiyor deðilsiniz. (Rasûlüllah bu sözü üç kere tekrar buyurdular.)
Sizce mâlûmdur ki Rabbiniz\'in bir gözü kör deðildir. Halbûki Deccal\'ýn bir gözü kördür. Onun kör olan gözü üzüm tanesi gibi dýþarý fýrlamýþtýr.
Ey Nâs!
Yarýn Beni sizden soracaklar. Ne diyeceksiniz? Risâletimi teblið ettim mi? Ýlâhi vazîfemi yaptým mý?\"
Bütün Eshâbý Kirâm; \"Evet, yemin ederiz, Allâh\'ýn risâletini teblið ettin, vazîfeni yaptýn. Bize vasiyyet ve nasîhatte bulundun. Böylece þehâdette bulunuruz.\" dediler.
(Bunun üzerine Rasûlü Ekrem (S.A.V.) mübârek þehâdet parmaðýný göðe kaldýrýp sonra da cemâat üzerine çevirip indirerek
ÞÂHÝD OL YÂ RAB! ÞÂHÝD OL YÂ RAB! ÞÂHÝD OL YÂ RAB!
deli81
Bilmediklerimi ayaðýmýn altýna alsaydým baþým göðe ererdi. (Ýmam-ý Azam)
Ýnsan, alýþkanlýklarýnýn çocuðudur. (Ýbni Haldun)
Herkes herkese bir lokma þey verebilir ama boðaz baðýþlamak, ancak Allah’ýn iþidir. (Mevlana)
"Ey birader, sen ancak bir düþünceden ve fikirden ibaretsin. Üst tarafýn kemik ve A’sab sinir ve adalât (kas) ve elyaftan (insan ve hayvanda adaleleri meydana getiren ince lifler) ibarettir."
Mevlâna
"Yokluk, varlýðýn aynasýdýr."
A.F.Y
"Affetmek, zaferin zekâtýdýr."
Hz. Muhammed
"Ýman, aklýn çalýþmasýnýn ürünüdür."
Ahmed Hulûsi
Sevgili Peygamberimizin bir eþyasýna sahip olmak, sahabilerin can attýðý þeydi… Eðer onlarýn bu sevdalý arzusu olmasaydý, belki de þimdi Ýstanbul Topkapý Sarayý’ndaki “Mukaddes Emanetler” denilen Peygamberimize ait eþyalara ulaþamayacaktýk… Belki de, Ramazan’larda camilerimizdeki “Sakal-ý Þerif”leri ziyaret edemeyecek, “Hýrka-i Þerif”i öpemeyecektik, deðil mi çocuklar?…
Sevgili çocuklar. Þüphesiz, “Mutluluk Çaðý”nýn çocuklarýna ait hatýralar buraya kadar aktardýklarýmýzla bitmiyor… Daha kimler var o güzel günlerin anýsýný içlerinde yaþatan ve sonradan bunlarý aktaran… Ýþte bir baþka örnek…
“Mutluluk Çaðý”nýn çocuklarý bazen çocukluk duygusuyla hatalý davranýþlarda da bulunabiliyorlarmýþ… Sözgelimi, Peygamberimiz kendilerine bir hediyede bulunarak onu bir baþkasýna götürmesini istermiþ…
Sevgili çocuklar, “Mutluluk Çaðý’nýn mutlu çocuklarý arasýnda yaramazlýðý ile ün salanlarda varmýþ. Þimdi bunlardan biri olan haþarý Râfi’nin, baþýna gelenleri aktaralým sizlere…
Hurmalarýn yeni yeni olgunlaþtýðý günlerden birinde, küçük bir çocuk hurma aðaçlarýný taþlamaktaymýþ. Amr isimli sahabinin küçük oðlu Râfi’den baþkasý deðilmiþ bu haþarý ve sevimli çocuk… Sonunda, bahçe sahibi onu yakalayýp, hiçbir þey yapmadan doðruca Peygamberimizin huzuruna getirmiþ…
Sevgili çocuklar, zaman zaman Peygamberimizin, çocuklarla çeþitli þekillerde þakalaþtýðýndan bahsetmiþtik hatýrlarsanýz. Ýþte Rebi isimli sahabinin oðlu Mahmud, ilgi çekici bir þakalaþma hatýrasý yaþamýþ sevgili Peygamberimizle…
Sevgili çocuklar, Peygamber Efendimiz, insanlar içinde bilgin olanlara ayrý bir deðer verir, onlarý yüceltirmiþ. Daha önce, onsekiz yaþýndaki Üsâme’yi komutan tayin ettiðini anlatmýþtýk sizlere… Þimdiki örneðimiz ise, daha küçük yaþlardaki bir sahabiye ait…