Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 401 , Yorum : 111

 

Sevgili Peygamberimizin bir eşyasına sahip olmak, sahabilerin can attığı şeydi… Eğer onların bu sevdalı arzusu olmasaydı, belki de şimdi İstanbul Topkapı Sarayı’ndaki “Mukaddes Emanetler” denilen Peygamberimize ait eşyalara ulaşamayacaktık… Belki de, Ramazan’larda camilerimizdeki “Sakal-ı Şerif”leri ziyaret edemeyecek, “Hırka-i Şerif”i öpemeyecektik, değil mi çocuklar?…


 

İşte Peygamber Efendimizin amcası Zübeyr’in kızı Ümmül Hakem de, diğer sahabiler gibi, sevgili Peygamberimizin bir eşyasına sahip olmak, ona dokunmak, onu hep yanında bulundurmak istiyormuş. Bir gün Peygamberimizin yoldan geçtiğini görünce, küçük oğlu Abdullah’ın kulağına bir şeyler fısıldamış.

Abdullah hemen koşmuş ve Peygamberimizin arkasından yetişerek, sırtındaki hırka olarak örtündüğü örtüyü çekip almak istemiş, Peygamberimiz geri dönüp de arkasında bir çocuk görünce : “Sen kimsin bakayım?” diye sormuş. Ben Ümmül Hakem’in oğluyum, diye cevaplamış Abdullah.. “Peki hırkamı neden çektin yavrum?”

“Annem öyle istedi. Üzerindeki örtüyü alıp kendisine götürmemi söyledi…” Hazreti Peygamber üzerindeki örtüyü alıp Abdullah’a uzatırken şöyle buyurmuş: “Al bunu annene götür. Örtüyü ikiye bölsün. Yarısını kız kardeşine versin, diğer yarısını kendi örtünsün.”

İşte böyle sevgili çocuklar… Peygamber Efendimiz hayatı boyunca kendisinden istenen hiçbir şeyi başkasından esirgemeyecek kadar cömertmiş.



Arkadaşıma Gönder >>

Sizden önce 437 kişi okudu.

 
PUANLAR

Toplam Oy : 1 Puan : 5

Puan verebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.

 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

Yorum yapabilmek için için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.

Yan Bloklar

Footer