
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 418 , Yorum : 170
Mansur\"un emriyle, Beytülmalın kasasını açmışlardı ve herkese oradan, bir miktar veriyorlardı. Şakrani de Beytülmaldan payını almak için gelenlerden biriydi. Fakat kimse onu tanıyamadığı için, kendisine bir pay almaya, vesilesi yoktu. Cedlerinden birinin köle olup Resul-i Ekrem (s.a.a)\"in onu azat etmiş olması itibariyle bu azatlık unvanı ister istemez Şakrani\"ye de, oradan miras kalmıştı ve onun için kendisine, \"Mevla Resulallah\" yani Resulullah\"ın azatlısı diyorlardı. Kendisine gelen bu unvan, Şakrani için, bir nevi intisab ve iftihar sayılıyordu. Bu yüzden o da kendisini, risalet hanedanına mensup sayıyordu.
Bu arada, Şakrani\"nin meraklı ve endişeli gözleri, Beytülmaldan kendisi için payını alacak bir, vesile aramaktaydı ki, İmam Sadık (a.s) \"ı gördü. Yanına giderek hacetini söyledi. İmam gitti uzun sürmedi. Şakrani için bir pay alıp bizzat getirdi onu Şakrani\"nin eline verdiği zaman yumuşak bir dille ona, şu cümleyi söyledi:
Arkadaşıma Gönder >>
Sizden önce 717 kişi okudu.
Toplam Oy : 0 Puan : 0
İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?
Yorum yapabilmek için için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.
a r a n a n l a r |
||||