Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 415 , Yorum : 130

 

Şâh-ı Nakşibend (k.s.) hazretleri, tasavvufdaki hallerinni kaybolduğunu söyleyen bir talebesine; \"yediğin lokmaların helâlden olup olmadığını araştır\" buyurmuştur. Talebesi araştırdığında, yemeğini pişirirken ocakta helâl olup olmadığı şüpheli bir odun yakmış olduğunu tesbit ederek tevbe etmiştir.

\"Namazda hudû ve huşû nasıl elde edilir?\" diye sorulunca da cevaben buyurdu ki:

\"\" Huzurlu bir halde hâlal lokma yiyeceksiniz. Huzur ile abdest alacaksınız ve namaza başlarken iftitah tekbirini kimin huzuruna durduğunuzu bilerek, düşünerek söyleyeceksiniz.\"

Hâce Hazretleri, kendisine karşı edepsizlik yapan bir kimseye kızmayıp, tebessümle karşıladı. Fakat edepsizlik yapan kimse büyük bir derde düşüp, helâk olacak hâle geldi. Hatasını anlayıp tevbe etti. Şâh-ı Nakşibend hazretleri bir ara o adamın evinin önünden geçerken, içeri girip hâlini sordu:

\"\" Allah Teâlâ şifâ vericidir., korkma iyileşirsin\" dedi. O kimse bu söz üzerine kalkıp:

\" \" Efendim size karşı edepsizlik ettim, hatırınızı incilttim, beni affediniz.\" dedi. Şâh-ı Nakişbend hazretleri buyurdu ki:

\"\" Kalbimiz o zaman incindi. Fakat şu anda gönül aynası tertemiz. İyi bil ki, mürşidlerin kılıcı kınından çıkmış yalın bir kılıçtır. Ama mürşid merhamet sâhibidir. Kimseye kılıç vurmaz. İnsanlar (belâsını arayanlar) gelip kendilerini o kılıca vururlar.

Alıntı: Fazilet Takvimi 1997

Arkadaşıma Gönder >>

Sizden önce 808 kişi okudu.

 
PUANLAR

Toplam Oy : 3 Puan : 5

Puan verebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.

 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

Yorum yapabilmek için için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.

Yan Bloklar

Footer