Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 418 , Yorum : 170

 

Hazret-i Resûl-i ekremin \"s.a.v.\" huzûr-ı şerîflerinde oturan, Kureyş hâtunlarından birisi, yüksek ses ile konuşurken, hazret-i Ömer \"r.a.\" gelip, içeri girmeğe izin taleb etdi. Hâtunlar kalkıp, sür\"atle perde arkasına çekildiler. Hazret-i Ömere \"r.a.\" izin verilip, içeri girdi. Bakdı ki, hazret-i Resûl-i ekrem \"s.a.v.\" gülüyordu.

Ömer \"r.a.\" dedi ki,
- Allahü teâlâ hazretleri mubârek dişlerini güldürsün, yâ Resûlallah! Neden dolayı gülersiniz.

 

Server-i kâinât hazretleri buyurdular ki,
- Bu hâtunlara hayret etdim ki, benim yanımda idiler. Ne vakt ki senin sesini işitdiler, kaçıp, perde arkasına girdiler.

Hazret-i Ömer \"r.a.\" dedi ki:
- Yâ kadınlar! Beni görünce, Resûlullahın huzûrunda olduğunuz hâlde, niçin korkup, kaçdınız. Onun huzûrunda râhat oturup, korkmuyorsunuz!

Hâtunlar, perde arkasından dediler ki,
- Yâ Ömer! Sen yaratılışda şiddetli ve gadablısın.

Server-i kâinât buyurdular ki;
- Ey Hattâb oğlu! Sen sözünden ferâgat et! Varlığım yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, şeytân yolda sana rastlasa, o yolu bırakıp, başka yola sapar, yolunu değişdirir.

[Peygamberimizin \"s.a.v.\" kadınlar ile oturması hicâb âyeti gelmeden evvel idi. Hicâb âyeti gelince, kadınlar ile bir arada oturmadı.]

Kaynak: Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin

Arkadaşıma Gönder >>

Sizden önce 942 kişi okudu.

 
PUANLAR

Toplam Oy : 0 Puan : 0

1 2 3 4 5
 
YORUMLAR

İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?

 
SENDE YORUM EKLE

Yorum yapabilmek için için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.

Yan Bloklar

Footer