
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 418 , Yorum : 170
Birgün hazret-i Ebû Bekr \"r.a.\", hazret-i Fahr-i âlem seyyid-i veled-i âdem Nebiyyi muhterem ve habîb-i mükerremin \"s.a.v.\" huzûr-ı şerîflerinde, se\"âdetle otururlarken;
Bir bedbaht kötü huylu kimse; bir edebsizlik edip, Ebû Bekre dil uzatıp, yakışıksız sözler söyledi. Hazret-i Server-i kâinât; o edebsiz, Ebû Bekre edebsizlik etdikce; birşey söylemez, ba\"zan da tebessüm eder idi. Hazret-i Ebû Bekr; o bedbaht ve edebsizin edebsizliği haddi aşınca; zarûrî olarak gadaba gelip, birkaç söz söyleyince; hazret-i Fahr-i kâinât, se\"âdetle ve devletle yerinden kalkıp, gitdi. Hazret-i Ebû Bekr \"radıyallahü teâlâ anh\" Sultân-ı Enbiyânın ardına düşüp, yetişdi ve dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Niçin, bir hayâsız, edebsizlik edip, gönül incitirken, susu, birşey söylemediniz. Şimdi, ben ona söyleyince, kalkıp, gitdiniz; sebebi nedir.
Hazret-i Fahr-i kevneyn ve Resûl-i sakaleyn \"s.a.v.\" buyurdu ki:
Arkadaşıma Gönder >>
Sizden önce 527 kişi okudu.
Toplam Oy : 0 Puan : 0
İlk yorumu yazan siz olmak ister misiniz?
Yorum yapabilmek için için üye olmanız gerekmektedir. Lütfen üye girişi yapın eğer üye değilseniz lütfen üye olun.
a r a n a n l a r |
||||