Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 434 , Yorum : 202

 
Arama

Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi girin



Detaylı Arama
 

dert etme dua et.

kadernur

Devamı >>

 

rabbim bize hz. Yusuf güzelliği şefkati umudu inancı güvenilirliği ve bağışlamasını nasip etsin amin

Glcnn

Devamı >>

 

Nasrettin Hoca bir gün pazara gitmiş. Hem satıcıları dolaşıyor , hem de fiyatları şöyle bir yolluyormuş ki ahalisi birisi yanına sokulup sormuş : ' Hocam,bugün ay kaç acaba ?'Hoca gayet sakin ' Valla bilmem evladım uzun zamandır ay alıp satmıyorum ' diyivermiş.

Mehmet Akif Ersoy

Devamı >>

 

arkadaşlar mısırdaki 528 müslümanin öldürülmemesi için uluslararsı af örgütüne imza atın lütfen kardeşlerimize yardım edlim

esra erdoğan

Devamı >>

 

Kendi cenazesini defneden ilk ve tek kisi kimdir?

asiyem

Devamı >>

 

Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru imam-ı  azam hazretlerinin huzuruna gitti. İmam-ı  azam dedi ki: “Bu senin meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın.” Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdest aldı, namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp yattı. Sabah olunca imam-ı azama, (Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım) deyince, Hazret-i İmam, (Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın) dedi.

Xezal

Devamı >>

 

 

 

"Kıyamet Günü Bana En Yakın Olanınız,Bana En Çok Salavat Getirenizdir."

(Tirmizi,Vitir 21)

Devamı >>

 

Resülullah Efendimiz(s.a.v)İblise aşşağıda ki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. O da bunlara cevap verdi. -Ya lain!Senin oturma arkadaşın kim? -Faiz yiyen. -Yatak arkadaşın kim? -Sarhoş. -Misafirin kim? -Hırsız. -Elçin kim? -Sihirbazlar. -Gözünün nuru nedir? -Hanım boşamak. -Sevgilin kim? -Cuma namazını bırakanlar. Resülullah Efendimiz(s.a.v)bu defa başka bir mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Ya lain!Senin kalbini ne yıkar. -Allah yolunda cihada koşan atların kişnemesi. -Peki senin cismini ne eritir? -Tevbe edenlerin Tevbesi. -Peki ciğerini ne parçalar,ne çürütür? -Gece ve gündüz Allah\'a yapılan bol bol istiğfar. -Peki yüzünü ne buruşturur? -Gizli sadaka. -Peki gözlerini kör eden nedir? -Gece namazı. -Peki başını eydiren nedir? -Çokça kılınan cemaatle namaz. Resülullah Efendimiz(s.a.v)tekrar bir başka mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Sana göre insanların en saadetlisi(!)kimdir? -Namazını bilerek kasten bırakanlar. -Peki insanların en şakisi kimdir? -Cimriler. -Peki seni işinden ne alı koyar? -Ulema Meclisleri. -Peki yemeğini nasıl yersin? -Sol elimle ve parmaklarımın ucuyla. -Peki samyeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin? -İnsanların tırnaklarının arasında.

Allah c.c

Devamı >>

 

HZ.Muhammed(s.a.v) Efendimiz

EMRAH@

Devamı >>

 

Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede Evetama"lar yaşıyormuş. Evetama"lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.

Devamı >>

 

Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi

Devamı >>

 

Birinci Ad kavmi helak olduktan sonra, onların geri kalanları Vâdi"l Kura ve Şam taraflarını imar ederek hâlâ eserleri bakî olan bir takım eski menziller meydana getirdiler. Büyük binaları barındıran şehirleri, kasabaları ve dağ zirvelerinde oyulmuş san"at eseri mağaraları vardı. Bunların merkezi olan Hıcr şehrinin bakiyesi olarak bir köy vardır ki, Semûd medeniyetinin eserleri Hıcr"in etrafındadır. Birinci Âdın bakiyesi olan bu Semûd kavmi müşrik ve putperest idiler. Allahü Teâlâ kendilerine tevhid akidesini öğretmek üzere içlerinden biri olan kan kardeşleri Salih Aleyhîsselâm"ı peygamber olarak gönderdi. Salih Aleyhisselâm Semûd kavminin orta halli bir ailesine mensuptu. Ancak soy bakımından en itibarlı bir aile idi. Hazreti Salih kavmini hakka davete başlayarak şu nasihatlerde bulundu:

Devamı >>

 

Güney Arabistan"ın Hadramut civarında, bulundukları yere kumsal ve engebeli yüksek arazi mânâsında «Ahkâf» adı verilen Ad kavmi isminde bir millet yaşıyordu. Bu kavm maddî", bakımdan hayli ilerlemiş, zengin olmuş ve ihtişamlı binalar içerisinde hayat sürüyorlardı. Kuvvetleri de hayli çoğaldığından etraflarındaki kavimlere de galebe çıkmışlar ve zor kullanarak beldelerini genişletmişlerdi. Fakat bu maddî ilerleme ve genişlemenin yanında Allahü Teâlâ"ya ve emirlerine olan bağlılıkları kopmuş ve iyice azgınlaşarak putlara tapar hale gelmişlerdi. Hz. Nuh tufanıyla sâkinleşen halk yine yoldan çıkmış, yolunu şaşırmıştı.

Devamı >>

 

Nuh aleyhisselâm, Hazreti îdris"den sonra yer yüzündeki insanlara, kendilerini irşad etmek üzere Allahü Teâlâ"nın gönderdiği büyük bir peygamberdir. Hazreti Nuh"a ait haberler Kur"ân-ı Kerîm"in yirmi sekiz yerinde zikredilmiştir ki, bunlardan birisi müstakil bir sûredir. Allahü Teâlâ, bir hakikat olarak Nuh aleyhisselâmı kavmine bir Peygamber olarak gönderdiği vakit o, kavmine:

Devamı >>

 

Vaktiyle, kardeş olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oğlu, Allahü Teâlâ için birer kurban, ona manevî yakınlık sağlayacak birer nesne arz etmişlerdi. Kabil katı tabiatlı, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Herhangi bîr delil ile Habil"in kurbanının kabul olunduğu Kabil"in kurbanının ise kabul olunmadığı anlaşıldı. Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, Habil"in kurbanının kabul edilmesinden dolayı ona hased ederek:

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer