Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 430 , Yorum : 162

 
Arama

Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi girin



Detaylı Arama
 

Kendi cenazesini defneden ilk ve tek kisi kimdir?

asiyem

Devamı >>

 

Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru imam-ı  azam hazretlerinin huzuruna gitti. İmam-ı  azam dedi ki: “Bu senin meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın.” Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdest aldı, namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp yattı. Sabah olunca imam-ı azama, (Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım) deyince, Hazret-i İmam, (Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın) dedi.

Xezal

Devamı >>

 

 

 

"Kıyamet Günü Bana En Yakın Olanınız,Bana En Çok Salavat Getirenizdir."

(Tirmizi,Vitir 21)

Devamı >>

 

Resülullah Efendimiz(s.a.v)İblise aşşağıda ki şekilde kısa kısa bazı sorular sordu. O da bunlara cevap verdi. -Ya lain!Senin oturma arkadaşın kim? -Faiz yiyen. -Yatak arkadaşın kim? -Sarhoş. -Misafirin kim? -Hırsız. -Elçin kim? -Sihirbazlar. -Gözünün nuru nedir? -Hanım boşamak. -Sevgilin kim? -Cuma namazını bırakanlar. Resülullah Efendimiz(s.a.v)bu defa başka bir mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Ya lain!Senin kalbini ne yıkar. -Allah yolunda cihada koşan atların kişnemesi. -Peki senin cismini ne eritir? -Tevbe edenlerin Tevbesi. -Peki ciğerini ne parçalar,ne çürütür? -Gece ve gündüz Allah\'a yapılan bol bol istiğfar. -Peki yüzünü ne buruşturur? -Gizli sadaka. -Peki gözlerini kör eden nedir? -Gece namazı. -Peki başını eydiren nedir? -Çokça kılınan cemaatle namaz. Resülullah Efendimiz(s.a.v)tekrar bir başka mevzuya geçti ve şöyle sordu; -Sana göre insanların en saadetlisi(!)kimdir? -Namazını bilerek kasten bırakanlar. -Peki insanların en şakisi kimdir? -Cimriler. -Peki seni işinden ne alı koyar? -Ulema Meclisleri. -Peki yemeğini nasıl yersin? -Sol elimle ve parmaklarımın ucuyla. -Peki samyeli estiği zaman ve ortalığı sıcaklık bastığı zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin? -İnsanların tırnaklarının arasında.

Allah c.c

Devamı >>

 

HZ.Muhammed(s.a.v) Efendimiz

EMRAH@

Devamı >>

 

Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede Evetama"lar yaşıyormuş. Evetama"lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.

Devamı >>

 

Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller... Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi

Devamı >>

 

Birinci Ad kavmi helak olduktan sonra, onların geri kalanları Vâdi"l Kura ve Şam taraflarını imar ederek hâlâ eserleri bakî olan bir takım eski menziller meydana getirdiler. Büyük binaları barındıran şehirleri, kasabaları ve dağ zirvelerinde oyulmuş san"at eseri mağaraları vardı. Bunların merkezi olan Hıcr şehrinin bakiyesi olarak bir köy vardır ki, Semûd medeniyetinin eserleri Hıcr"in etrafındadır. Birinci Âdın bakiyesi olan bu Semûd kavmi müşrik ve putperest idiler. Allahü Teâlâ kendilerine tevhid akidesini öğretmek üzere içlerinden biri olan kan kardeşleri Salih Aleyhîsselâm"ı peygamber olarak gönderdi. Salih Aleyhisselâm Semûd kavminin orta halli bir ailesine mensuptu. Ancak soy bakımından en itibarlı bir aile idi. Hazreti Salih kavmini hakka davete başlayarak şu nasihatlerde bulundu:

Devamı >>

 

Güney Arabistan"ın Hadramut civarında, bulundukları yere kumsal ve engebeli yüksek arazi mânâsında «Ahkâf» adı verilen Ad kavmi isminde bir millet yaşıyordu. Bu kavm maddî", bakımdan hayli ilerlemiş, zengin olmuş ve ihtişamlı binalar içerisinde hayat sürüyorlardı. Kuvvetleri de hayli çoğaldığından etraflarındaki kavimlere de galebe çıkmışlar ve zor kullanarak beldelerini genişletmişlerdi. Fakat bu maddî ilerleme ve genişlemenin yanında Allahü Teâlâ"ya ve emirlerine olan bağlılıkları kopmuş ve iyice azgınlaşarak putlara tapar hale gelmişlerdi. Hz. Nuh tufanıyla sâkinleşen halk yine yoldan çıkmış, yolunu şaşırmıştı.

Devamı >>

 

Nuh aleyhisselâm, Hazreti îdris"den sonra yer yüzündeki insanlara, kendilerini irşad etmek üzere Allahü Teâlâ"nın gönderdiği büyük bir peygamberdir. Hazreti Nuh"a ait haberler Kur"ân-ı Kerîm"in yirmi sekiz yerinde zikredilmiştir ki, bunlardan birisi müstakil bir sûredir. Allahü Teâlâ, bir hakikat olarak Nuh aleyhisselâmı kavmine bir Peygamber olarak gönderdiği vakit o, kavmine:

Devamı >>

 

Vaktiyle, kardeş olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oğlu, Allahü Teâlâ için birer kurban, ona manevî yakınlık sağlayacak birer nesne arz etmişlerdi. Kabil katı tabiatlı, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Herhangi bîr delil ile Habil"in kurbanının kabul olunduğu Kabil"in kurbanının ise kabul olunmadığı anlaşıldı. Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, Habil"in kurbanının kabul edilmesinden dolayı ona hased ederek:

Devamı >>

 

Allahü Teâlâ, kendi varlığını bilsin, ibâdette bulunsun ve yer yüzünü de imâr etsin diye insan varlığını yaratmayı mürad ettiği zaman, Meleklerine: — «Ben yer yüzünde muhakkak bir halife yapacağım, bir halife tâyin edeceğim ki kendi irademden kudret ve sıfatımdan ona bazı selâhiyetler vereceğim ki, o bana vekâleten mahlûkatım üzerinde bir takım tasarruflara sahip olacak, benim nâmıma hükümler icra edecek, benim vekilim olarak benim emirlerimi, benim kanunlarımı tatbike memur bulunacak. Sonra onun arkasından gelenler ve ona halef olarak yâni vazifeyi icra edecekler bulunacaktır,» buyurdu

Devamı >>

 

allah için namazkıllyorum

ERKAN KÖKCÜ

Devamı >>

 

Günlerden bir gün Atalay isminde bir adam vardı. Atalay’ın önce küçük ve şirin bir bakkal dükkânı vardı. O zamanlar Atalay gayet dinine sadık, namazında niyazında olan, zekâtını zamanında veren, 2 üniversiteli çocuğa bile burs veren bir adamdı… Sonra bakkal dükkânını büyütüp market açtı. O zaman namazını biraz aksatmaya başladı çünkü artık işleri çoğalmıştı. Ve işleri güzelle gitti, bir market daha açtı, O zamanda artık iyiden iyiye namazı bıraktı. Sonra bir market daha ve bir market daha. Artık Atalay 4 market sahibiydi. Burs alan gençler bir gün Atalay’ın yanına geldi, yanlarında 2 arkadaşını daha getirmişler ve dediler ki; Atalay Bey artık işleriniz çok iyi 4 marketiniz var bu arkadaşlarımıza da burs verseniz, bizler gibi onlarında çok ihtiyaçları var, dediler. Ama adam ters cevap verdi; ‘’Zaten size zor veriyorum, biz bu paraları sokak tan mı topluyoruz’’ dedi. Çocuklar çok şaşırdı, sanki o 1 yıl önceki Atalay gitmiş başkası gelmiş. Bir şey diyemediler. Boyunları bükük biçimde evlerinin yolunu tuttular. Atalay çok azimli şekilde çalışmaktaydı. Artık tamamen cimri olmuştu… Hiç kimseye 1 kuruş dahi vermiyordu. Yeni market açma peşindeydi çünkü. Bu duruma hırslandı iyice. Tam parasını biriktirmişti ki evine hırsız girdi ve yeni market hayallerini biraz daha erteledi. Yine hırslandı, Personellerin maaşını azalttı ve bazı aylar hiç vermedi bile. Yine tam biriktirmek üzereyken marketinin birinde yangın çıktı yangın çok kuvvetliydi, Yandaki eve de sıçradı ve o evde hasar gördü. Onların masrafı, marketin masrafı Atalay’ın market açma olayını yine erteler. Baştan yine başlar bu sefer Atalay daha da hırslanır. Neredeyse sadece ona odaklanmıştır. Hiç kimseyi görmez. Çocuklarını, Eşini hep tersler. Bir gün Eşi ‘’ Bey bu akşam yemeği dışarda yesek, çocuklar içinde güzel olur ‘’ . Atalay bir anda canavarlaşır, ‘’ Ne, Ne, Ne dışarısı yaaa boş ver mis gibi evimiz varken’’. Adam bu hale gelmişti, yani. Hırslı bir şekilde hep para biriktirmekteydi ve bu arada da yeni dükkanlara bakmaktaydı. Çünkü bu açacağı market büyük olacaktı, çok büyük. Sonunda parası oluştu ve yeni büyük dükkânda bulur ve hemen 3 güne açarlar marketi. Adam çok sevinçlidir. Açılış gününde herkese sevecen yaklaşır. Sonra 2 gün böyle marketini işletir ve o akşam marketlerinin 5’inde de yangın çıkar. Adam çıldırmak üzeredir eşi biraz sakinleştirmeye çalışır ama olmaz. Hemen ambulans çağırırlar.2 Hafta geçer adam hala şoktadır. 5 Marketinden eser kalmaz. Allah (c.c.) cimriliğin karşılığı olarak elinden alır hepsini. Atalay’ın artık aklı başına gelir. Eskisi gibi bir bakkal dükkânı açar. Onu hiç büyütmez. Kazancı fazla olur fakat o burs vererek, hayır kurumlarına bağış yaparak elden çıkarır. Artık eskisinden de fazla Dinine bağlı bir Atalay olmuştur. Eşine ve çocuklarına saygıyla yaklaşan Atalay olmuştur. Artık sadece 1 bakkal dükkânı vardır fakat eskisinde çok çok daha mutludur.

Kıl Beni Ey Namaz

Devamı >>

 

Allah Beni Affeder Adamın biri Şuayb peygambere: - \"Allah benim birçok günahımı ve hatamı gördüğü halde beni lütuf ve keremiyle cezalandırmıyor.\" Allah-ü Teala Şuayb\'a şöyle vahyetti: - \"O kulum, ben bu kadar günah ettim de, Allah beni keremiyle cezalandırmıyor, diyor. Ona söyle ki: Ey doğru yolu bırakarak, yanlışa yönelmiş adam! Sen tersini söylüyorsun. Allah seni öylesine imtihan ediyor ve cezalandırıyor ki, senin günahtan kararmış simsiyah kalbin ve günahların etkisiyle zincirler içindeki bedenin bunu farkedemiyor. Fakat yine de Benden ümidini kesmesin. Bana sığınsın, Bana dönsün.\" Şuayb aleyhisselam Allah\'ın kendisine bildirdiği sözleri \"Allah beni cezalandırmıyor\" diyen kimseye söyleyince, o günahkar kimse de güzel tesir uyandı. Şuayb aleyhisselama sordu: - \"Eğer beni cezalandırıyorsa hani belirtisi?\" Şuayb peygamber: - \"Ya Rabbi! O adam bu söze karşı savunmada bulunuyor ve Senin verdiğin cezayı bilmek istiyor. Cenab-ı Hak buyurdu: - \"Ben settarım, örtücüyüm. Fakat işaret söyleyebilirim. Onu beğenmediğimin işareti: O itaat ettiğini sanıyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor fakat namazdan, zekattan ve başka ibadetlerin hiç birinden zerre kadar zevk almıyor. Yüksek ibadetlerde ve amellerde bulunuyor, fakat zerre kadar mutluluk duymuyor. İtaatlerin mahsul vermesi için kalbde manevi bir zevk lazımdır.\" Öğütler: * \"Allah affeder\" deyip günahta ısrar edenler en büyük yanlış içindedirler. * Demir paslandığı gibi kalbler de kararır. * Kul bir günah işlediğinde kalbde siyah bir leke oluşur. Tevbe ederse bu leke silinir. Günahına devam eder ve tevbe etmezse nihayet o siyah noktalar kalbi simsiyah eder. * İbadetin ruhu, özü, ibadetten zevk almaktır. Eğer alınmıyor ise Allah\'ın beğenmediğini anlayıp hemen tevbe etmelidir.

ayperiss

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer

hikayeler