
HOŞGELDİNİZ , Toplam : 414 , Yorum : 115
Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi girin
Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
\"Gel seni camiye götüreyim\", dedim. \"Bugün Cuma biliyorsun.\"
\"Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,\" dedi.
\"Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.\"
\"Ne bileyim olmuyor işte, dedi. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.\"
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
\"Herhalde şaka yapıyorsun,\" dedim. \"Bunun için cami terk edilir mi?\"
\"Ciddi söylüyorum,\" dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.\"
Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
\"Peki, dedim. Hayatında hiç camiye gitmedin mi?\"
\"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim,\" dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık.
Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim.
Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı.
Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:
\"Hani, dedim.Camiye gelmeyecektin?\"
Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.
\"HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR.
MediNe
Allahın selamı sizin ve bu davaya kendini adamışların üzere olsun
hocam sizlere bir sorum olacak
ben imam humeyniyi seven ona sempati duyan bir insanım ve tam olarak hakkında çok fazla detaylara sahip olmasamda alim bir
Hak’kın yaptıklarını da gör, bizim yaptıklarımızı da. Her ikisini de gör ve bizim yaptığımız işler olduğunu bil, zaten bu meydanda. Ortada halkın yaptığı işler yoksa, her şeyi Hak yapıyorsa, şu halde kimseye “bunu niye böyle yaptın” deme!
Tanrı’nın yaratması, bizim yaptığımız işleri meydana getirmektedir. Bizim işlerimiz Tanrı işinin eseridir.
Söz söyleyen kimse, ya harfleri görür, yahut manayı. Bir anda her ikisini birden nasıl görebilir? İnsan konuşurken manayı düşünür, onu kastederse harflerden gafildir. Hiçbir göz bir anda hem önünü hem ardını göremez. Şunu iyice bil! Önünü gördüğün zaman ardını nasıl görebilirsin?
Ey padişahlar! Dışarıdaki düşmanı öldürdük; içimizde ondan beter bir hasım var. Bunu öldürmek, aklın fikrin işi değil. İçerideki aslan öyle tavşan maskarası olmaz. Cehennem, bu nefistir; cehennem, bir ejderhadır ki harareti denizlerle eksilmez. Yedi denizi içer de yine kocakarıya benzeyen nefsin harareti ve coşkunluğu azalmaz. Taşlar, taş yürekli kafirler; ağlayıp inleyerek mahcup bir halde cehenneme girerler. Hak’tan ona şu nida gelmedikçe bu kadar azaba da kanaat etmez:
“KÜÇÜK MUHAREBEDEN BÜYÜK MUHAREBEYE DÖNDÜK” SÖZÜNÜN TEFSİRİ
Güzel bir derede av hayvanları, aslan korkusundan ıstırap içindeydiler. Çünkü aslan, daima pusudan çıkıp birisini kapmaktaydı. O otlak bu yüzden hepsine fena geliyordu.
Hileye baş vurdular; aslanın huzuruna geldiler: “Biz sana gündelikle yiyecek verip doyuralım. Bundan sonra hiçbir av peşine düşme ki bu otlak bize zehrolmasın.”dediler.
İsa dinini mahvetmek için aynı Yahudinin neslinden diğer bir padişah meydana çıktı. Bu diğer padişahın meydana çıkışını haber almak istersen “Vessamai zatülburüc” süresini oku.
Birinci padişahtan doğan kötüye adeta bu padişahta ayak uydurdu.
Bil ki o çeşit sitem ve zulümlerden bu, ne yaparsa Tanrı, günahını artıksız, eksiksiz ilk zalimden sorar.
Yahudiler içinde zalim, İsa düşmanı ve Hıristiyanları yakıp yandırır bir padişah vardı. İsa’nın devriyle, nöbet onundu. Musa’nın canı oydu, onun canı Musa. Şaşı padişah. Tanrı yolunda o iki Tanrı demsazını birbirinden ayırdı. Usta bir şaşıya “yürü, var, o şişeyi evden getir” dedi. Şaşı,”O iki şişeden hangisini getireyim? Açıkça söyle dedi. Usta dedi ki: “O iki şişe değildir. Yürü, şaşılığı bırak fazla görücü olma!” Şaşı, “Usta, beni paylama. Şişe iki” dedi. Usta dedi ki: “O iki şişenin birini kır!” Çırak birini kırınca ikiside gözden kayboldu.
Bir bakkal vardı, onun bir de dudusu vardı. Yeşil, güzel sesli ve söyler duduydu. Dükkanda dükkan bekçiliği yapar; bütün alış veriş edenlere hoş nükteler söyler, latifeler ederdi. İnsanlara hitap ederken insan gibi konuşurdu, dudu gibi ötmede de mahareti vardı.
Ey dostlar! Bu hikayeyi dinleyiniz. Hakikatte o bizim bu günkü halimizdir
Bundan evvelki bir zamanda bir padişah vardı. O hem dünya, hem din saltanatına malikti. Padişah, bir gün hususi adamları ile av için hayvana binmiş, giderken ana caddede bir halayık gördü. O halayığın kölesi oldu. Can kuşu kafeste çırpınmaya başladı. Mal verdi o halayığı satın aldı.Onu alıp arzusuna nail oldu. Fakat kazara o halayık hastalandı.
Allahın rahmeti ve bereketi üzerinizde olsun sevgili din kardeşlerim keske herkes bu kadın gibi olabilse acaba dunyada boyle dusunen kaç kişi vardır
Gülcan Koç
Ey imam edenler, ALLAH´tan korktun.
Herkez yarin icin neyi taktim ettigine
baksin. ALLAH´tan korktun.Hic $üphesiz
ALLAH, yaptiklarinizdan haberdardir.
besen
a r a n a n l a r |
||||
**************************************
islami chat
islami çet
islami sohbet
çet sohbet
islami sohbet
sohbet
chat
Sohbet
NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
oyunlar
sohbet|
sohbet
Sohbet
Sohbet odaları
Edebiyat hikayeleri
şarkılar, şiirler, Sözler
chat
Sohbet
maynet